050709 // 03:46
08 09 2007 13:30 | Toplam 12818 kez okundu | Toplam 21 yorum yazıldı

Tuncay'ın bilinmeyen yönleri

Tuncay Şanlı geçmişine döndü, çocukluğunu, futbola ilk başladığı yılları anlattı. Özel yaşantısından en çok merak edilenleri yanıtladı. İşte çok özel Tuncay Şanlı röportajı:

REKLAM
Tuncay'ın bilinmeyen yönleri

Futbola başlamanız biraz ilginç olmuş galiba?
Evet! Halı saha turnuvasında başladım! Mahallede sokakta oynayan tiplerden birisiydim. Arkadaşlarım bir maç olduğunda mutlaka beni davet ederlerdi. Çünkü o zamanlarda da hırslıydım, kaybetmekten hoşlanmazdım. Bir turnuvaya davet edildim. Amatör hocalardan birkaçı da turnuvayı izlemeye gelmişler. Tamer İlaçan beni beğendi, ‘Bizimle antremanlara çıkar mısın?’ dedi. ‘Tabii’ dedim. Ama antremana gittiğimde, eleme usulü bir çalışma yaptıklarını gördüm, devre arasında da ‘Ben bunlardan iyiyim’ diye düşünüp kaçtım. İyi olduğuma kendi kendime karar verdim yani. Sonra okulumu, adresimi bulmuşlar, eve gelip ailemden izin istediler, öyle başladım. 1-1,5 sene amatör olarak oynadım, sonra Sakaryaspor’a geçtim ama deprem oldu. Depremden sonra takım ligden çekildi. Biz süper gençler olarak deplasmanlı maçlar oynuyorduk. Bir yıl da genç takımda oynadım, sonra A takıma geçtim.

Bu yüzden hiç ‘fundemental’ eksikliği çekmediniz mi? Eksik kalan yönünüz olmadı mı?
Geriye dönüp baktığınızda, ‘keşke’ diyebilirsiniz ama bu bir şey değiştirmez. Olanı geriye çeviremezsiniz. Bir süreç yakalamışsınız, basamakları hızlı çıkmışsınız, tabii ki eksikleriniz oluyor ama bulunduğunuz ortamda iyi gözlemci olursanız eksiklerinizi kapatabilirsiniz, aşama kaydedersiniz, zaten herkesin eksikleri vardır. Altyapı görmedim ama bunun eksikliğini hırsımla, mücadelemle kapatmaya çalışıyorum.

İDÖLÜ TÜM SAKARYALILAR
Kimi gözlemliyorsunuz?
Sakarya’dan çıkan oyuncuların hepsi, Oğuz Hoca, Aykut Hoca, Hakan abi, çok isim sayabilirim böyle, hep örnek olmuş isimler, sadece futbollarıyla değil, kişilikleri ve aile yaşamlarıyla da Sakarya gençlerine idol olmuş kişiler. Bana da onlar örnek olmuşlardır, hâlâ da oluyorlar.

Peki, arada arıyorlar mı, ‘Tuncay şöyle böyle yap’ diye?
Aramalarına gerek yok, milli takımda zaten beraberiz! Onlar aramasalar bile biz onların yaptıklarını takip ettiğimiz için örnek alıyoruz. Kendimize bir şeyler katıyoruz.

Tekrar konuya dönelim, yani futbolcu olmaya bir halı saha turnuvasında karar verdim diyorsunuz...
Ben karar vermedim, başkaları karar verdi. Onların kararı ve emekleri beni bu noktaya getirdi. Ben onları hayal kırıklığına uğratmamaya çalıştım sadece.

Senin için kötü gün hangisidir?
Kaybettiğimiz her maç kötü gün. Kaybettiğiniz bir maçtan sonra birkaç gün o maçla gideriz biz; neden oldu, niye oldu, yaptığınız hatalar... Bir rüya gibi gözünüzde canlanır ve o ruh halinden çıkamazsınız…

Tekrar seyrediyor musunuz maçları?
Seyretmeseniz de 90 dakikanın tamamı zaten kafanızdadır. Dakika dakika yazabilirsiniz kâğıda, neler oldu, ne yaptınız... İşte böyle anlarda ailem hep yanımdadır. Ama beni aradıklarında hiçbir zaman maçı sormazlar; ne haber, nasılsın diye konuşuruz.

Kazandığınız maçlardan sonra da üç gün bulutların üzerinde dolaşıyor musunuz peki? Yoksa mutluluk, üzüntü kadar uzun sürmüyor mu?
Maç kazanmanın mutluluğu idmanda rahat olmak, bir hafta boyunca psikolojik baskı hissetmemek, bir sonraki maça bu ruh haliyle çıkmak... O kadar…

Daha önceki röportajlarınızdan anladığım kadarıyla seyirciden çok basından gelen baskıdan rahatsızsınız, siz ve belki bütün futbolcular... Ne yaptığınızdan çok, basının yaptıklarınızı nasıl yansıtacağı daha stres veriyor galiba...
Seyirciden de geliyor baskı. Kötü bir maçtan sonra sokağa çıktığınızda, seyirci sizle diyalog halinde oluyor, ‘Bu sene de mi böyle olacak?’, ‘Neden böyle?’ diye soruyorlar. Basının da tabii etkisi var. Zaten okuduklarını soruyorlar, anlıyorsunuz gelen sorulardan. Tabii ki eleştiri olacak, eleştiriye açığız. Yaptığımız hataları yazmaları da gayet doğal ama şahsımıza yönelik bizi rencide edecek şeyler yazmasınlar yeter. Gerekirse eleştiriden ders de alırız.

Eleştiriyi savunmada karşılayanlardan değilsiniz yani?
Ben hakkımda yazılan kötü şeyleri okumamaya çalışıyorum. Sırf yazan kişiye karşı bir tavır almayayım, yaklaşımım değişmesin, tatsızlık yaşanmasın diye... Bizim de bazı şeyleri aşmamız gerek, aşmaya da çalışıyoruz ama hemen olmuyor tabii.

Size gelen eleştirilere kulak verip, kendinizi geliştirdiğiniz bir şey oldu mu?
Bir aralar gol vuruşumun iyi olmadığı eleştiriliyordu. Bunu ciddiye aldım, düzeltmek için çalışmalar yaptım, yapmaya da devam ediyorum.

Bir başka eleştiri de nerede oynadığınız konusunda... Nerede oynasanız, asıl yerinizin orası olmadığı söyleniyor... Sahi siz nerede oynamak istiyorsunuz?
Doğru! Ben bir ara, “Beni serbest bırakın, ben bir yerlerde oynarım” diyordum... İlk geldiğim yıl sol tarafta başladım, 3-5-2’nin solunda oynadım, sağında oynadım. Daha sonra, Daum geldikten sonra sol tarafta oynadım. Milli takımda Konfederasyon Kupası’nda forvet oynadıktan sonra, ‘Forvet oynasın, kanatta oynadığında istediklerini yapamıyor’ polemikleri başladı. Şu anda milli takımda da sol tarafta oynuyorum. Bana sorarsanız bütün bunlar beni takım oyuncusu yaptı, fayda sağladı. Forvet oynadığınızda gole daha yakın oluyorsunuz. Türkiye’de de her şey gole, gol pasına endeksli. Benim için fark etmez. Ben takım oyuncusu olmak, nereye konursam konayım, mücadelemle hırsımla formamın hakkını vermek istiyorum.

Elimden gelenin en iyisini yapayım durumu mu?
Öyle deyince klasik oluyor. ‘Elimden geleni yaptım ama yetmedi’ derler ya hep… Ben amatör takımdayken Tamer hoca, ‘Kötü pas olur, kötü şut olur, gol kaçar ama koşmanın, mücadelenin kötüsü olmaz’ derdi, ben bunu hiç unutmadım. Belki bir maçta o günün şartları yüzünden iyi mücadele edemediğim oluyor ama en azından maça kafamda mücadele etme düşüncesiyle çıkıyorum. Hasta değilsem, fizik olarak çok yorgun değilsem, düşüncem hep bu.

Madem takım oyunu, o zaman asist golden daha zevkli bir şey olmalı… Mantıken yani…
Gol pası verince de çok mutlu oluyorsunuz; sonuç olarak o golün bir kısmı size ait gibi oluyor ama bence her futbolcunun içinde gol atma isteği mutlaka vardır. Farkındayım, ben gol attığımda bazen aşırıya kaçtığım da oluyor, çok farklı sevinçlerim de oluyor. Bazen televizyonda, ‘Bu ben miyim?’ dediğim anlar oluyor... Ama bana göre bu futbola olan arzunuzdan sevginizden doğan bir şey ve taraftarla aranızdaki bir paylaşım.

SUS İŞARETİ NEYİN NESİ?
Tam yeri gelmişken o zaman, gol sevinçlerinizi soralım. İlk Manchester United maçında yaptığınız ve normalde deplasmanda yapılınca anlamlı olan gol sevinçleri (sus işareti ve eli kulağa götürme) neden yapıyorsun?
Bu sanıldığı gibi bir şeyi ima etmek için yaptığım bir şey değil. Birisine giden bir mesaj... Belki bir gün açıklarım kime olduğunu ama yerine giden bir hareket olduğunu ve yaptığım kişinin mesajı aldığını söyleyebilirim. Kimseyi kırmak, üzmek amaçlı yapmıyorum; benimle özdeşleşen bir gol gösterisi gibi alınsın bu hareket…

Sizi tanıyan herkes sizin çok kibar, çok iyi bir insan olduğunuzu söylüyor ama sahada rakip taraftarlara agresif gelen bir tarafınız var. Bir zamanlar rakibini yerden kaldıran, centilmen bir futbolcuyken neden şimdi böyle algılanıyorsunuz? Üstelik centilmenliğiniz daha samimi görünüyor...
Aslında geçen seneki Galatasaray maçına kadar böyle bir durum yoktu, o maçta seyircimle aramdaki bir diyalog sonrası böyle oldu. O zaman da söylemiştim, şimdi de tekrar edebilirim, kimseyi kırmak, üzmek, karşı takımın taraftarını karşıma almak, onları kızdırmak gibi bir niyetim yoktu. Kızanlar üzülenler mutlaka olmuştur ama şu anda da bir Galatasaraylı ve Beşiktaşlıyla konuştuğumda, onlar da içimde kötülük olmadığını biliyorlar.

HİNDİ BABA MESELESİ

Ben o maça çıktığımda çok küfür yedim. Bütün futbol oynama zevkim, isteğim gitti; neredeyse o anda her şeyi bırakıp yürüyüp gitme noktasına geldim. Koro halinde küfür yemek, yaptığınız işi ne kadar sevseniz de, ne kadar mutlu olsanız da insanı üzüyor. Üstelik aynı kulak hareketini bizim sahada da Sabri yaptı, Ümit Karan yaptı ama kimse onları konuşmadı... Yanlış anlaşılmasın, ‘Beni konuştular, onları da konuşsunlar’ demiyorum, ‘Bu bir gol sevincidir, farklı yerlere çekilmesin’ diyorum. Saha içinde antipatik görünebilirim ama kötü niyetli değilim kimsenin ekmeğiyle oynamam, agresif olduğum zamanlar olabilir, onlar da bana yapılan eleştirilerin, küfürlerin karşısında dolmuş olmamdandır. Zaman içinde insanlar değişebilir ama ben değişmemeye, neysem o şekilde devam etmeye çalıştım. Kimseyi kırmak, üzmek istemem. Bir oyuncu düştüğünde yerden kaldırmak için yine elimden gelen çabayı gösteririm.

Futbolu bırakma noktasına geldim mi dediniz?
O an saha içinde aklımdan geçen bir düşünceydi. Yoksa tabii öyle kolay bırakamazsınız, bırakmayı kim ister? Ama bir an futboldan soğudum, o atmosferi hiçbir futbolcunun yaşamasını istemem. O an kendimi gerçekten çok kötü hissettim.

Futbol “iş” haline geldi mi, yoksa hala “Yaşasın, haftasonu maç var” ruh halinde misiniz?
Sabah antrenman varsa, “Yine mi antrenman?” diye düşündüğüm çok oluyor. Uykudan kalkmak çok zor geliyor. Ama yaptığım işi, “iş” olarak görmüyorum. Biz zaten duygusal insanlarız. Avrupa’daki topçu, bir maçta yenilince, “Top bizi sevmedi” deyip geçebiliyor. Biz öyle değiliz. Her şey para ya da kariyerim için diye düşünemiyoruz, bazen sahada taraftar gibi oluyoruz, o ruhla düşünüyoruz. İş olarak görsek belki daha iyi şeyler yapacağız.

Daum, Zico, Fatih Terim, daha önce çalıştığınız bütün antrenörler... Maçtan önce size bir taktik veriyorlar. Sonra siz sahada, ‘Aman baklavayı bozmayayım’ ruh halinde mi oynuyorsunuz, yoksa maç içinde kendi aranızda bazı değişiklikler yapıyor musunuz?
Milli maça çıkarken Fatih Hoca, ‘Taktikler maç kazandırmaz, bütün dünya 4-4-2 oynuyor, o zaman bütün maçların berabere bitmesi gerekirdi ama bitmiyor çünkü maçı sistem kazandırmaz, futbolcu kazandırır’ dedi. Futbolcu isterse sahada her şeyi yapabilir, istemek çok önemli. Yani bazen bozuyoruz baklavayı.

Tribündeki seyirciyi duyuyor musunuz maç içinde?
Seyirciyi duyuyoruz. Bazen ben onlara, “Kalkın” diye ellerimle kollarımla işaret ediyorum. Bizi hırslandırsınlar, gaza getirsinler diye... Aslında bu belki bir risk... Maç kötü bitse gelip, “Bizi kaldırdın ama sahada icraat yapmıyorsun” diyebilirler. Yine “iş” olarak görme meselesine geliyoruz. İş olarak gördüğünüzde, taraftar oturmuş kalkmış, hoca ne taktik vermiş fark etmez, çıkıp kendi işinizi yaparsınız.

Peki, kenarda yırtınan teknik direktörleri duyuyor musunuz?
Dönem dönem... Maç içinde oyun durduğunda ya da kanatta oynuyorsanız duyma ihtimaliniz daha fazla... Mesela ben çok duyuyorum... Sahada psikolojik yoğunluktan bazı şeyleri unutabiliyorsanız, bölgenizi, yapmanız gerekeni... O size bir uyarı, bir güç gibi oluyor...

DAUM MU ZİCO MU?
Daum ve Zico’yu kıyaslar mısın?
Geçen sezona başlamadan Santana idmanda inanılmaz tempolu bir koşu yaptırdı; 12 turdu, 6 tur, 5 tur, bitmiyor... Artık sıcaktan tansiyonumuz falan çıktı. Ben sonra gittim, ‘Siz hani Brezilya? Top pas, beşe iki maç... Biz öyle biliyorduk’ dedim. Bana, ‘Brezilya Dünya Kupası’ndan elendi. Kondisyon olmazsa, zor bu işler’ diye cevap verdi. Her hocanın anlayışı, sistemi, taktiği çok farklı... Ama en önemlisi futbolcuyla olan diyalogu… Ne kadar taktik verirseniz verin, futbolcu hocayı sevmezse, olmaz. Hocalar arasında kıyaslama yapıyor gibi olmak istemem. Christoph, daha farklı anlayıştaydı, herkesin bir bölgesi vardı, kuleler kurulurdu, hatta kendi aramızda, “Hoca yine havaalanını kuruyor” derdik. Zico daha farklı, önce bir kondisyon yüklemesi oluyor, sonra Edu bir takımı, Zico bir takımı çalıştırıyor. Hatta başlangıçta biz de şaşırdık. Hücuma dönük olanlar Edu’yla, defans oyuncuları Zico’yla çalışıyor. Biz takım olarak çalışmaya alışkın olduğumuz için, önce bir ‘Noluyor?’ dedik. Ama şunu söyleyebilirim ki çok iyi bir insan.

Düzenli olarak takip ettiğiniz bir yazar, izlediğiniz bir program var mı?
Siz izlemeseniz de birisi mutlaka seyrediyor ve konuşulanlar size geliyor. Bazı programlardaki konuşmaların rencide ettiğini, Türk futboluna zarar verdiğini düşünüyorum. Futbolu eleştirseler, ‘Bugün Tuncay iyi oynamadı’ deseler, ben de katılırım. Ama saçına, sakalına, yürüyüşüne takıp futbolcu eleştirilince, insan üzülüyor. Biz de kendi aramızda konuşuyoruz, biz de yorumcuları karşılaştırıyoruz. Bu iyi yorum yaptı, bunun dedikleri doğruydu gibisinden. Kızdığımız anlar da oluyor nasıl onlar bize kızıyorlarsa, biz de onlara kızıyoruz kendi aramızda...

Saç-sakal mevzusunda merak ettiğim bir şey var; bir ara menajerinizin sizi yönlendirdiği, eldiven, kazak renginizi onun belirlediği söyleniyordu...
O noktaya inecek bir menajer var mı? Ne yani, maçtan önce telefon edip şu renk eldiven tak mı diyor? Tabii kendi aramızda konuştuğumuz konular oluyor, mesela saç konusunu konuşmuştuk, fuleli bir oyuncu olduğunuzda uzun saç koşarken daha dikkat çekici olur diye ama bunu da imaj olsun diye yapmadık. Sadece ayrı bir hava kazandırması açısından yaptık. E ben de saç uzatmayı seviyorum. Futbolunuzda bir sorun yoksa, bu noktalar kimseyi ilgilendirmemeli.

Ortega’yı çok sevdiğiniz biliniyor... Yabancı futbolculardan öğrendiğiniz, örnek aldığınız noktalar ne?
Onların hepsinin ortak özelliği iyi birer profesyonel olmaları... Bir maçta yenilince biz kafalar önde, moraller bozuk; onlar, ‘Noluyor? Neyiniz var?’ havasında... Ortega da aslında çok sıcakkanlı biriydi ama yanında kendi ülkesinden, aynı dili konuştuğu birisini bulamadığı için zorlandı. Biz, ‘Futbolun dili bir’ diyerek anlaşıyorduk, o da diyalog kurmaya çalışıyordu. Ama istediği ortamı ve şartları bulamadı, ayrılmak zorunda kaldı.

Chat yapmaya başladınız mı tekrar?
Çok fazla yapma imkânımız zaten yok ama arkadaşlarımla messenger’da sohbet ediyoruz. Ancak sizi tanıyanlarla sohbet edebiliyorsunuz, tanımayanlar kim olduğunuzu söyleyince zaten inanmıyor. Bir şekilde vakit geçiyor yani. Sıkılırsak dışarı çıkıyor, yemek yiyoruz sonra tesise dönüyoruz.

Dünya Kupası’nda kimi tuttunuz? Ya da takım tuttunuz mu?
Arjantin’i destekledim. İyi futbol oynuyorlardı. İtalya kupaya pek iyi başlamadı ama sonradan iyi mücadele ettiler...

Sosyal sorulara geçiyorum, ne dinler, ne okur, ne yer, ne içersiniz?
Her türlü müzik dinleriz, ama şahsen tanıdığımız sanatçıları daha çok dinleriz. Mesela bir Hakan Altun...

Evet, nedir bu Hakan Altun muamması? Bütün futbolcular dinliyor galiba onu?
Çok iyi bir insan... Ama sadece onu değil, bir Sezen Aksu’yu, Tarkan’ı da dinliyoruz. Nereye gitsek Tarkan’ı tanıyorlar zaten. Ama biz duygusal insanlarız, daha çok slow şarkıları seviyoruz.

fourfourtwo-Türkiye
YORUMLAR
  • 1
    serap kızım adamın senden haberi bile yok oruç başınamı vurdu adam kaçtı ingiltereye duyduğuma göre senin yüzündenmiş muhahahahaha

    emre middleeast

  • 2
    aşkım bitanem tuncayım sana karşı öyle güzel duygular besliyorum ki anlatamam ya çok tatlısın çok şekersin senin çok başaka bir çekiciliğin var aşığım sana bilyorum bu klişe lafları çok duyuyorsun ama kimse seni benim kadar sevemez bunu bil.umarım ingilterede çok mutlu olursun sana "nolur geri dön" diyemiycem çnk bu senin seçimin ama şunu bilki hep kalbimdesin.işallah hep mutlu olursun seni mutlu görünce ben daha fazla mutlu oluyorum.ve seninle tanışmayı çok istiyorum bikaç sene sonra bunu gerçekleştircem işallah seni seviyorum...

    SERAP&TUNCAY meçhulaşık

  • 3
    hepiniz fenerli ama beşiktaşlıyım noluyor yav öyle bir futbolcu bir daha gelirmi dünyaya ben de sana hayranım tuncay abi hayatta başarılar dilerim konya dan mehmet ali

    mehmet ali bendeseviyorum

  • 4
    senin neyine vuruldum biliyormusun,o sahaya çıkarken,taraftarı selamlarken,herkesin sana hayranlıkla bakmasına.kısacası senin asaletine vuruldum..seni çok ama çok seviyorum sen benim vazgeçilmezimsin ne olur geri dön tuncay olmuyo sensiz

    zehra tuncayımvefenerim

  • 5
    tuncay abi sen dünyanın en iyisisin bunu unutma dünya seni konuşacak hırsını mücadeleni yetenegini yolun açık olsun şanlı tuncay seni çok ama çok sewiyorum

    isa ahmetçakaryakışmadısana

  • 6
    tuncay senii coqq sefiorumm lütfwn geri dön fb ye kapımuz sana sonuna kadar acıqq sanaaa asqım :p:p

    gamse tuncayyy

  • 7
    tuncay ne olursun fenere geri gel seni ço özlüyoruz seni çok seviyoruz gollerini çok özledik

    genç fb li tuncaysevgisi

  • 8
    ya ben bir fenerbahce taraftarıyım bir şey soracağım acaba fenere penaltı verilmesin diye anlaşıldı mı sadece ayıp diyorum tuncayı da çok seviyorum o fenerin ve türkiyenin ingilteredeki gururu olacak

    esra fenerbahceahmetçakarpenaltıtuncay

  • 9
    seni çok seviyorun tuncay keşke fenerbahçeden gitmeseydin ama olsun seni yine de çook seviyorum ve her zaman da seveceğim

    büşra fenerlirapçi

  • 10
    sevgili tuncay abi senin fb den ayrılışına o kadar çok üzüldüm ki sana anlatamam. 13 haziran 2007 de öğrenmiştim gittiğini çok üzülmüştüm ama sen nerde olursan ol mutlu ol o zaman ben de mutlu olurum. 16 ocak 2008 günü doğumgünündü doğumgünün kutlu olsun nice mutlu yıllara (seni çok seviyorum)

    müge fenerbahçezico

  • 11
    seni çok seviyorum doğumgünün kutlu olsun.

    müge fenerbahçeselçukdereligs

  • 12
    sen hep kalbimde kalıcaksın fbde olmasan bile seni çok seviyorum

    erdem öz sarıkanarya

  • 13
    tuncay dünyanın neresine gidersen git fenerbahçe taraftarının sevgisi hep yüreğinde ukde kalacak sen unutulmayansın

    kabil sarıkanarya

  • 14
    başta oğlum olmak üzere herkes üzüldü senin gıdışine seni özlüyoruz cesur yürek

    ERDEM sarıkanarya

  • 15
    başta oğlum olmak üzere herkes üzüldü senin gıdışine seni özlüyoruz cesur yürek

    ERDEM sarıkanarya

  • 16
    sen kalbimizdesin cesur yürek

    kabil fenerbahçe

  • 17
    senin ne kadar iyi bir insan olduğunu herkes biliyor ben senin futboluna ve hırsına hayranım koyu bir fenerbahçeli ve tuncay fanatiği bir insanım senin maçlarını hep izliyorum

    ali taşcı fenerbahçetaraftarıhayranın

  • 18
    adamim sen hirsindan vazgecme hele bu sene sana ihtiyacimiz var bu sene avrupa sampiyonasinda sen nihat emre helede sen takimi fisekleme adina seninleyit sonuna kadar nihat ispanyada sen ingilterede bizlerin futbol elcilerimizsiniz

    asüman aslan ahmetcakar

  • 19
    tuncayın hiçbir röportajını ve maçlarını kaçırmıyorum,özel yaşamıyla olsun futboluyla olsun çok düzgün bir insan.dileğim fenerbahçeye tekrar dönmesi.

    beyhan tuncayfenerbahçe

  • 20
    başka bir yazı olsaydı hepsini kesinlikle okumazdım....... tuncay fanatik fenerbahçeli olmam yanında seninde fanatik hayranınım... nolur bizi daha fazla üzme.... sana takım olarak ((((daha çok taraftar olarak))) ihtiyacımız var.... cesur yürekkk bekletme bizi :((

    seda fenerbahçeli

Yorum Yazmak İstiyorum Yorumların Tamamı

Fenerbahçe'ye bir kötü haber de Vargas'tan

Fenerbahçe'ye Poulsen'den sonra Vargas'tan da kötü haber geldi.


Şampiyon Serena Williams / FOTOGALERİ

2008 Finali'nde ablası Venus Williams'a 2-0 yenilen Serena Williams; 2009'da 127. kez organize edilen Wimbledon'da mutlu sona ulaşmayı başardı!


Galatasaray'da 9 numarayı O giyecek

Galatasaray'da yeni transfer Abdul Kader Keita'nın Hakan Şükür'le özdeşleşen 9 numaralı formayı giyeceği belirtildi.


'Real'in parası Ribery'e yetmez'

Beckenbauer, "Ribery'i almak isteyen Real Madrid için o kadar oyuncu aldıktan sonra paraları kalmamıştır" dedi.


TRT, Hentbol Federasyonu'nu çıldırttı

Hentbol Federasyonu Başkanı Tarık Cengiz, Bayan Hentbol Milli Takımı'nın finalde Fransa ile yaptığı maçı tam olarak yayınlamayan TRT'ye veryansın etti.


Mensah Galatasaray'a açık kapı bıraktı

Fransız ekip Lyon'un Ganalı defans oyuncusu John Mensah Galatasaray'ın teklifi çok iyi olursa gelebileceğinin altını çizdi.


Sadri Şener yeniden başkanlığa seçildi

Trabzonspor Genel Kurulu'nda tek aday olarak seçime giren Sadri Şener, kullanılan 786 oyun, geçerli olan 648'ini alarak yeniden göreve geldi.


4. sırada bitirdik

16. Akdeniz Oyunları'nda 9. gün sona ererken, Türkiye, madalya sıralamasında 20 altınla 4. sırada yer aldı..


Beşiktaş'tan Federasyon'a büyük rest!

Siyah-Beyazlılar’ın 24 Temmuz-2 Ağustos tarihleri arasında İspanya’da katılacağı Barış Kupası sorun oldu…


İlhan Mansız golle geri döndü

İlhan Mansız, Alman İkinci Lig takımlarından TSV 1860 München forması altında, TSV Allach'a karşı oynadığı dostluk maçında bir gol attı.


GS'nin kampında tatsız olay!

Galatasaray'ın Hollanda kampı tatsız bir olayla sona erdi.. Sabri Sarıoğlu ile bir taraftar arasında arbede yaşandı..


Finali tek sayıyla kaybettik

16. Akdeniz Oyunları'nda Bayan Hentbol Milli Takımı, final maçında Fransa'ya 33-32 yenildi ve gümüş madalya kazandı.


Marsilya'da Servet Çetin defteri kapandı

Galatasaray'ın milli futbolcusu Servet Çetin'in Marsilya'ya transferi zora girdi.


Kewell geliyor!

Galatasaray, yeni sezon hazırlık çalışmalarını Hollanda Tegelen’de bugün yaptığı çalışmalarla sürdürürken, yıldız oyuncu Kewell'ın kampa katılacaı belirtildi..


Bayan millilerimiz gümüşle dönüyor

16. Akdeniz Oyunları'nda Bayan Voleybol Milli Takımı, finalde evsahibi İtalya'ya 3-2 yenilerek, gümüş madalyada kaldı.


Nihat'ın menajerinden şok açıklama

Beşiktaş'a transfer olduğu söylenen Nihat Kahveci'nin menajeri Murat Kuş'tan siyah-beyazlıları adeta şoke edecek bir açıklama geldi.


Türkiye: 2 İspanya: 3

Voleybolda Erkekler Avrupa Ligi (A) Grubu'nda yer alan Türkiye, 9. maçında İspanya'ya 3-2 yenilerek, 3. yenilgisini aldı


Trabzonspor'da görev dağılımı yapıldı

Trabzonspor'un yapılan 59. olağanüstü genel kurulunda sonra görev dağılımı yapıldı.


Ve Casio Lincoln bulundu

Galatasaray'ın sorunlu yıldızı Cassio Lincoln sonunda bulundu !..

Tcell. Süper Lig
#
O
P
1
Beşiktaş
34
71
2
Sivasspor
34
66
3
Trabzonspor
34
65
4
Fenerbahçe
34
61
5
Galatasaray
34
61
6
Bursaspor
34
58
7
Kayserispor
34
50
8
Gaziantepspor
34
47
9
İstanbul B.B
34
42
10
Ankaraspor A.Ş
34
41
FİKSTÜR İÇİN TIKLAYIN
Bank Asya 1. Lig
#
O
P
1
Manisaspor
34
64
2
Diyarbakırspor
34
62
3
Boluspor
34
56
4
Kasımpaşaspor
34
55
5
Altay
34
55
6
Karşıyaka
34
52
7
K. Karabükspor
34
49
8
Adanaspor
34
48
9
Çaykur Rizespor
34
47
10
Orduspor
34
45
FİKSTÜR İÇİN TIKLAYIN
Premier Ligi
#
O
P
1
Manchester United
38
90
2
Liverpool
38
86
3
Chelsea
38
83
4
Arsenal
38
72
5
Aston Villa
38
62
6
Everton
38
63
7
Wigan Athletic
38
45
8
West Ham United
38
49
9
Sunderland
38
36
10
Manchester City
38
49
FİKSTÜR İÇİN TIKLAYIN
Bundesliga
#
O
P
1
Hoffenheim
34
55
2
Bayer 04 Leverkusen
34
49
3
Bayern Münih
34
67
4
Schalke 04
34
50
5
Hamburg
34
61
6
Borussia Dortmund
34
59
7
Hertha Berlin
34
63
8
Werder Bremen
34
45
9
Wolfsburg
34
69
10
Stuttgart
34
64
FİKSTÜR İÇİN TIKLAYIN
İtalya Serie A
#
O
P
1
İnter
37
84
2
Juventus
37
71
3
Milan
37
74
4
Fiorentina
37
67
5
Napoli
37
46
6
Catania
37
40
7
Lazio
37
47
8
Udinese
37
57
9
Genoa
37
65
10
Palermo
37
56
FİKSTÜR İÇİN TIKLAYIN
İspanya La Liga
#
O
P
1
Barcelona
37
86
2
Villareal
37
62
3
Valencia
37
62
4
Real Madrid
36
78
5
Sevilla
37
67
6
Athletico Madrid
37
64
7
Deportiva La Coruna
37
57
8
Almeria
37
46
9
Real Betis
37
42
10
Malaga
37
53
FİKSTÜR İÇİN TIKLAYIN
Fransa Ligue 1
#
O
P
1
Lyon
38
71
2
Rennes
38
61
3
Bordeaux
38
80
4
Marsilya
38
77
5
Nice
38
50
6
Paris Saint Germain
38
64
7
Toulouse
38
64
8
Lille
38
64
9
Le Mans
38
40
10
Monaco
38
45
FİKSTÜR İÇİN TIKLAYIN
Hollanda Eredivisie
#
O
P
1
Az Alkmaar
34
80
2
Ajax Amsterdam
34
71
3
Twente
34
69
4
PSV Eindhoven
34
65
5
Heerenveen
34
57
6
Groningen
34
56
7
Feyenoord
34
45
8
Utrecht
34
44
9
Vitesse
34
43
10
Nec Nijmegen
34
42
FİKSTÜR İÇİN TIKLAYIN
© 2007 Tümspor.com Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden içerik alınamaz.
Tümspor'da yeralan haberler ve maç tahminleri sadece bilgilendirme amaçlıdır.
Yazılım: Faik Almendi | Tasarım: Burak Mehmet Gürbüz