
Maldonado, ala-vere ala-vere
Şu Claudio Maldonado.Yazmazsam çatlarım valla.Zico, bir hafta sonu Saraçoğlu'nda Fenerbahçe 11'inde beni oynatmaya mecbur kalsa nerede oynatır?
Maldonado, ala-vere ala-vere
Şu Claudio Maldonado... Yazmazsam çatlarım valla.
***
Zico, bir hafta sonu Saraçoğlu'nda Fenerbahçe 11'inde beni oynatmaya mecbur kalsa nerede oynatır?
***
Sağda-solda olmaz, git-gel, git-gel, git-gel...
Zor...
Gitsem gelemem, gelsem gidemem.
Stoper de hiç olmaz, boğuşmak moğuşmak lazım.
Santrafor mu?
Allah yazdıysa bozsun.
Bu sistemde Anelka bile oynayamadı (nasıl bir sistemse), ben nasıl oynarım.
"Bizimkiler", Semih-Semih derler...
Huzur vermezler.
Orta sahanın ortası "günümüzün futbolunun" kalbi (sanki biz dünümüzün futbolu zannediyoruz, gerizekalıyız).
Alex'i bile yuhaladılar orada.
Yani geçiniz...
Orta sahanın önü mü?
Aman aman aman aman...
***
Kala kala bir ortanın arkası kalıyor.
Yani...
Şili' linin oynadığı yer..
***
Zico bana maç öncesi şöyle der büyük bir ihtimalle.
"İleri gitme, çalım yapma, topla oynama, ayağında top tutma, kaptığın topları hemen en yakınındakine ver.
Sakın riske girme.."
***
Bürsürü takıma karşı idare ederim bu Fenerbahçe takımında.
Kaynar giderim aralarında.
Hele Marco da ileri çıkmazsa...
***
Sadede gelelim.
Maldonado mutlaka iyi futbolcudur..
Hem Güney Amerika'lı, Şili'li hem Cruziero'lu, hem Alex'ten referanslı...
Lafım olmaz, olamaz.
***
Sadece şu...
Sevgilinize mesela "möchtest du kaese" deyin, kaba herif der tokat atar...
"Do you want cheese?" deyin, ne incesin der sarılıp öper...
"Peynir ister misin" demek ikisi de.
Peynir aynı peynir, sevgili aynı sevgili.
Biri İngilizce, diğeri Almanca..
Birine tokat, birine öpücük...
***
Şile'li olsa, Selçuk tavsiye etse şimdi yerden yere vuruyorlardı 3-5 metrekarede oynuyor diye.
Murat Yakın' ı hatırlarsınız.
***
Önce 9-10 ithal ettik.
Sonra 9,5 - 10,5...
Sonra kaleci...
Sonra libero (dünümüzün futbolu).
Şimdi stoper...
Artık "al-ver"ci de ithal ediyoruz...
Ala-vere ala-vere oynuyorlar...
***
Güney Amerika'lının yeteneklisi zaten yıldız oluyor, 10 oluyor, 9 oluyor.
Ya da filan falan...
Az yeteneklisi stoper mtoper.
Yeteneksizi de alıp veriyor.
O şekilde oynamayı kendisine yediremeyen de muhasebeci sigortacı oluyor...
***
Selçuk, Kemal, Deniz Barış ondaki özelliklere sahip, onda olmayan özelliklere de.
Onlar oynamayacak, o oynayacak...
***
Bağlayalım...
CEO'nuz Brezilya'lı olabilir.
Genel müdürünüz de Uruguay'lı...
Bilmem neyiniz de Arjantin'li...
Ama..
Evrakçınız, "getir götürcünüz", Bolivya'lı olmaz.
Olur da, tuhaf olur.
***
Roberto Carlos rol icabı öyleydi.
***
Bunları sadece iş olsun diye yazdım.
Valla...
Durup dururken birilerine" iş olmak" değil niyetim.
Valla billa...
İşime bakıyorum sadece.
Marlon Brando, baba, babacan
Hedefleri büyümüş Galatasaray'ı yönetemeyeceklerini biliyorlar, küçültüp yönetmeyi tercih ediyorlar.
Galatasaray'ı yönetenlerin veya Galatasaray'ı yönetenleri yönetenlerin hikayesinin özü bu.
Gerisi hikaye.
***
Mehmet Ali Yalçındağ, Ahmet Nazif Zorlu, Ali Ülker Galatasaraylı.
Oğuz Çarmıklı da...
Bunlar hemen ilk anda aklıma gelenler..
Fenerbahçeli olsalar Aziz bey çoktan oyunun içine almıştı onları.
Ali Koç'u, Ferit Şahenk'i, Murat Ülker'i aldığı gibi.
***
Mesela, Ünal Aysal...
Parası da var, heyecanı da.
Oynamak da istiyor.
Fenerbahçeli olsa çoktaaan oyunun içindeydi.
****
Bininci kez yazıyorum.
Murat beyin (Ülker) takımı, Ali beyin (Koç) liginde oynadı. Ferit bey de (Şahenk) yayınladı.
Aziz bey prodüksüyonuydu.
***
Galatasaray futbol takımı üniversiteli olmuş, hâlâ lise yönetiyor.
Mehmet Barlas yazmıştı.
Şahane laftır.
Tabii yönetemiyor...
***
Galatasaray yönetimlerinin kuruluş ve seçiliş tarzı ve genel kurul yapısı sorgulanmalı..
***
Hasan Doğan da 3 yeni ve yıpranmamış isim soktu bu oyunun içine.
Zafer Yıldırım, Oğuz Çarmıklı, M.Ali Aydınlar...
3'ü de birinci sınıf iş adamı ve bu oyuna meraklı.
***
Türkiye'de onlarca, yüzlerce binlerce futbola meraklı kirlenmemiş vizyoner var.
Milyonlarca da temiz, 0 kilometre, kullanılmamış futbolsever.
Önce onları alacağız bu oyunun içine.
Sonra onlar da, o milyonları...
Aksi halde jeton bitti.
Oyun da...
***
Leverkusen maçında Ali Sami Yen tribünlerinde Marlon Brando vardı.
Godfather...
Baba...
Avrupa diz çökmüş elini öpüyordu babanın.
***
Özhan bey de sık sık elini öptürüyor.
***
Bir gönderme mi var acaba bir yerlere?
***
Godfather 3 bölümdü.
Babacan tavırlı, rakiplerini birer birer yok eden başkanlarına mesaj mı veriyorlar ?
Özhan beyin 3. dönemi Mart'ta bitiyor.
İnce mi yapıyor Galatasaray tribünleri başkanlarına?
Acaba mı?
14 Şubat, sevgililerim...
En sevdiğim, en özlediğim, tanıdığım en yumuşak kadına...
Anneme...
Annem öldükten sonra bana annelik de yapan, o üç mükemmel kadına....
Ablalarıma...
Yıllardır bana annem gibi, bıkmadan, usanmadan emek veren, aşık olduğum o hoş, zarif, tatlı güzel anneye...
O'na...
Sizleri seviyorum
***
Şanslıyım sevgililerim var.
***
Bir ülkede erkek sevdiğini söyleyemiyorsa, kadın sevildiğini bilmiyorsa o ülkede her şey iyi gitse bile hiçbir şey iyi gitmiyor demektir.
Güzel laftır. Kim mi demiş?
Önemli mi?
Bizim çocuklar, TSYD ve ödüller
Arkadaşlarımı tebrik ediyorum.
Ercan'ı, Bilal'i, Mehmet'i , Gökhan'ı, Uğur'u, Salih'i....
Milliyet Spor'u da...
TSYD yarışmasında yine ödülleri toplamışlar.
***
Ben katılmıyorum yarışmalara.
Yazılarımın başkaları tarafından değerlendirilmesi hoşuma gitmiyor.
Ya da değerlendirilememesi...
Ve...
Bizim model pek gitmiyor galiba oralarda...
***
Bir kere Ercan'ın ısrarı ile zorla bir yazı göndermiştim.
İlk 30'a bile kalmamıştım galiba.
Ya da ilk 40'a.
***
Bizim çocukları tekrar canı gönülden tebrik ediyorum...
-
1
-
2sen maldanadoyu bu kadar hafife alıyorsun ama eminim bu yazdıklarının tam tersinide yazıcaksın....evet bi çok futbolcu var o bölgede fenerde ve çok fazla şans buldular,senin bile yapabileceğin bu kadar kolay bi vazifeyi bu arkadaşlar yıllardır yapamadılar...ama bi adam geldi bir maçta bunu yapabildi farkıda bu zaten maldonadonun...ve bu yüzden bu kadar hafife aldınız bi maçta her şey bu kadar nasıl değişebilir mutlaka çok basit bi şey olmalı diyosunuz ama hiçte öyle değil...sadece yazmış olmak için yazıyosunuz...saygılarımla...














bahadır bilgingökberk