Zenit Kezman’ı, Kezman Rusya’yı istiyor, Zico ise Sırp futbolcunun ipini çekti. Geriye sadece imza kalıyor. At artık şu imzayı!
Kezman Fenerbahçe’ye puan kaybettirdi diye değil sezon başından beri düşündüğüm bir konu bu. Şu Kezman gitsin de ama nereye gitsin, kim alsın diye az kafa yormadım. Fenerbahçe Yönetimi sezon başı çok ciddi şekilde Kezman’ı göndermenin planlarını yapıyordu. Ama adamın performansı ortada Atletico Madrid’den alındığı para da ortada. Ciddi bir rakama alıp sonra 3 kuruşa satmak istemedi Fenerbahçe yönetimi. Son yıllarda masraflı transferlerini ya futbola ya da paraya çevirmeyi öğrendiler çünkü.
Geriye bir tek seçenek kalıyordu, o da Rusya. Adamlar Türkiye’den önüne geleni para verip transfer ettiler. Fatih Tekke, Hasan Kabze, Tomas, Gökdeniz hepsi kulüplerine çok ciddi paralar kazandırdı. Onlara para veren Ruslar Kezman’a da verirdi. Nitekim önce Ağustos ardından Ocak ayında Kezman’ın Rus Zenit takımına transferi çok ciddi şekilde gündeme geldi. Ağustos’ta Fenerbahçe Fatih Tekke ile takas teklif etti. Zenit’in hocası Dick Advocaat bu teklifi kabul etti, yönetimleri de ancak Fatih Tekke Fenerbahçe’ye gelmek istemediği için bu transfer yattı.
Ardından Ocak ayında tekrar Kezman-Zenit flörtü başladı. Sırp futbolcu aylar süren sakatlığının ve yerlerde sürünen performansının ardından Zenit’ten teklif alınca hemen kabul etti. Bu kez neden anlaşamadılar orasını bilmiyorum ama o dönemde Kezman Rus basınına “şimdi Rusya’ya gelemedim fakat sezon sonu ya da daha sonra mutlaka Rusya’ya transfer olacağım” açıklamasını yaptı.
Son penaltı olayı Kezman’ın Fenerbahçe takımında artık yerinin olmadığının açık göstergesi. Zico penaltı için Alex’e rica eden futbolcusunu maç sonrası hiç savunmadı hatta biraz ağır olacak belki ama direk sattı.
Zico’nun bu davranışını aslında Kezman çoktan beri hak etti. Şampiyonluğa giden büyük bir takıma sezon başından beri fazlasıyla zarar verdi. Oynadı, oynamadı kısmında zaten savunulacak bir tarafı yok. Bir de Chelsea maçından sonra ‘gördününüz mü Semih oynadı da ne oldu’ gibisinden açıklamaları bardağı iyice doldurdu. Penaltı için gereksiz ısrarı ve takım disiplinini bozması ise bardağı taşıran son damla oldu.
İÇKİYE ÇOK MERAKLI
Kezman oynamadığı gibi, takım disiplinini bozan hareketlerde hep başrolde oldu. Gece yaşantısı, barlarda çok sık alkol alması cabası. Son olarak Roberto Carlos’un doğum gününde birasını yudumlarken kameralara yarım yamalak Türkçesi ile “şerefe” dediği için değil, başka gecelerde de barlarda cirit attığını bildiğim için yazdım bunu.
PSİKOPAT DİYORLAR
Dahası var Kezman’ın hakikaten sorunlu bir kişiliğe sahip olduğu. Geçenlerde Saraybosna’dan Boşnak bir televizyoncu ile görüştüm. Kendisi Sarejova Televizyonunun Spor programcısıydı ona Kezman’ı sordum ilk sözü “psikopat” oldu. Bir nevi lakabı böyleymiş, Boşnaklardan nefret eden ve futbolculuğundan çok bu huyu ile tanınan biriymiş Balkanlarda.
Eldeki veriler ortada;
1- Kezman Zenit’i çok istiyor,
2- Kezman’ı dünyada başka hiçbir kulüp yüklü miktarda bonservis ödeyip transfer etmez
3- Fenerbahçe’de kimse Kezman’ı istemiyor.
Geriye ise sadece Kezman’ın Rus takımına imza atması kalıyor.
NOT: Kezman’ın penaltı için ısrar gerekçesini açıklıyorum. Cumartesi günü Sırp futbolcunun doğum günüydü ve o doğum gününde gol atma hevesi uğruna hocasının izni olmadan topun başına geçti.
YORUMLARIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN