Milli Takımın ‘0’ çekmesi için avuç ovuşturan eski Milli futbolcular gördüm. Sadece onlar değil daha bir çok kişi Milli Takımın rezil olmasının bekliyordu.
Taha Dağlı-tümspor
Fatih Terim düşman…
Emre Belözoğlu düşman…
Aurelio, Colin Kazım Türk değil…
Hakan Şükür neden yok…?
Yıldıray ve Halil nasıl gönderilir…?
O zaman ne yapalım nefret edelim bu Milli Takımdan!
Türkiye’de sayısı her geçen gün artan ve artık azımsanmayacak kadar geniş bir topluluk haline gelen ‘Milli Takım düşmanları’ türedi son zamanlarda.
Fatih Terim’i sevmeyenler ya da Terim’den şahsi menfaat sağlayamayanların başını çektiği geniş bir topluluk bu.
Terim’in antipati uyandıran açıklamalarından, kadro seçimine kadar başı Fatih Terim ile başlayan her şey düşmanca karşılanır oldu.
Ve bu garip düşmanlık, Milli Takımın başarısızlığı hatta rezil olması, fark yemesi, gol atamaması, ‘0’ çekmesi gibi temennileri beraberinde getirdi.
Bu hafta bir dönem başarı ile Milli Takım forması giymiş 2 eski Milli futbolcunun Milli Takımımızın Euro 2008’de başarısız olması için hatta daha da ileri gideceğim ‘0’ çekmesi için el ovuşturduğuna şahit oldum.
Ya nasıl olur Milli Takım forması giymiş bir Türk, Fatih Terim’i sevmiyor diye Milli Takımın başarısızlığını beklesin?
Fener mi, Galatasaray mı, Beşiktaş mı bu? Böyle düşünceler olabilir mi?
Şimdi onlar ve onlar gibi düşünen yüzlercesi için konuşuyorum, eğer Pazar günü Çekleri yener ya da berabere kalıp penaltılarla eleyerek Çeyrek Finale çıkarsak lütfen sevinmeyin. Zaten sevinemezsiniz de sevinirmiş gibi görünüp, kendinizi kandırmayın, milleti de aldatmaya yeltenmeyin.
Bu gece eminim ki son dakikada gelen o destansı İsviçre galibiyeti ile üzüntüden kahrolan yüzlerce Milli Takım ya da Fatih Terim düşmanı vardı Türkiye’de.
Sonuçta şunu kimse unutmasın Terim’i, Emre’yi ya da diğerlerini sevmezsin, hazmedemezsin, kızarsın, başarısız bulursun; ama ne olursa olsun orada destek bekleyen, dua bekleyen bir Milli Takım var. Beddua bekleyen değil…
Hatta sadece beklemekle kalmayan duayı, desteği, hak eden bir Milli Takım var…
rıdvan, 2. yarıda futbolcuların doğru yerlerinde oynamasıyla iyi oyun çıkardık dedi ki bu yoruma ağzım açık kaldı...
el insaf, avusturya´dan sonra turnuvanın en zayıf rakibine karşı 1,5 pozisyonla 2 gol attık. üstelik isviçre´nin en önemli oyuncuları frei ve streller olmadan. maçın bütününde 4 pas üst üste yaptığımız çok nadir. savunmadaki komedilik hataları saymıyorum bile. dün akşam tam anlamıyla a milli amatör takımıydık...
volkan 2 tane yüzde yüzlük pozisyonu son anda önlemese, arda´nın 90+2de yaptığı vuruş rakibin ayağına çarpıp kaleyi bulmasaydı, eminim tam tersi yorumlar dinleyecektik hepimiz..
portekiz maçınıdan sonra milli takımın boynuna ip geçirenler (rıdvan, hakan ünsal, sergen, güntekin) bilsinler ki, portekiz maçında bu maçtan 2 kat daha iyiydik...
kimse kendini kandırmasın, dün akşam olağanüstü şanslıydık ve bu oyundan sonra çekleri yeneceğimiz düşünen varsa beri gelsin, isviçre galibiyeti milli takımın bu turnuvadaki ilk ve son galibiyetidir...
bu oyunu eleştirmemek için ancak taha dağlı gibi biri olmak gerekir.
YORUMLARIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN