
Her eve lazım
Delgado her gün dillerdeydi. Şu kulüp saldırıyor, öteki kulüp bastırıyor... Bonservisi şu kadar...
Sanlı Sarıalioğlu-Yenişafak
Her eve lazım
Delgado her gün dillerdeydi. Şu kulüp saldırıyor, öteki kulüp bastırıyor... Bonservisi şu kadar... Beşiktaş vermiyor. Delgado gitti gidiyor. Arjantinli manşetlerden inmiyordu. Çok şükür bitti. Beşiktaş Delgado'nun kaptanlıkla kalbine, mangırla da cebine girdi ve son noktayı koydu.
Ben bu transferde paraya pula bakmam. Delgado'nun bu sezonun sonunda mukavelesi bitiyordu. Elini kolunu sallayarak gidebilecekti. Beşiktaş her şeyden önce bu yolu kapadı. “Dur bakalım sen bizim malımızsın” dedi. Arjantinli'yi demirbaş listesine geçirdi.
Delgado, diklemesine oynayan sürekli golü düşünen biri. Beşiktaş'ta Delgado benzeri başka oyuncu yok. Yani takımın olmazsa olmazı. Ofansif yönde en güçlü silahı. Beşiktaş erken davrandı, doğru iş yaptı. Fenerbahçe'nin Tuncay ve Aurelio'da düştüğü hataya düşmedi.
Nobre'nin de mukavelesi sezon sonunda bitiyor. Nobre öyle dört dörtlük bir oyuncu değil ama yabancı statüsünün dışında. Ve de oyna dediğinde oynayan, otur dediğinde oturan biri. Sağlam, kuvvetli, hava toplarında da başarılı. Tam bir profesyonel. İşi gol atmak. Her eve lazım. Beşiktaş Nobre ile de hemen el sıkışmalı. Elbette Delgado'dan çok daha düşük bir ücretle.
HAFTANIN İNCİLERİ
Deivid, “Seve seve Türk olurum. Türk milli takımında oynamak benim için büyük onur ve mutluluktur” dedi.
-- Bu duygusal (!) yaklaşımlar canımı çok sıkıyor. Neden doğrudan para-para-para diyemiyoruz.
Linderoth, “Sakatlanmayı ben istemedim. Her oyuncunun başına gelebilir. Bu nedenle de kendimi kimseye borçlu hissetmiyorum” şeklinde konuştu.
-- Böyle dobra dobra konuşanlara bayılıyorum. Sakatlığından dolayı, “Fenerbahçe'ye borcumu ödeyeceğim” diyen Roberto Carlos, Linderoth'un bu demecini bilmem nasıl yorumlayacak.
Beşiktaşlı bazı yöneticilerin Sinan Engin'i eleştirmesi üzerine Engin, “Gazete sayfalarının arkasına sığınmasınlar. Çıksınlar yüzüme karşı konuşsunlar” diye tepki göstermiş.
-- Yönetici ve menajer gazeteler aracılığıyla söz düellosu yapıyor. Durum vahim, işin çivisi çıkmış.
Fenerbahçe'nin büyük transferi Güiza, “Bu sezon 25 gol atacağım” iddiasında bulundu.
-- Dilin kemiği yok ki... At Güiza at.
Köln'ün menajeri Michael Meirer Ümit Özat'ın doğuştan bir takım kaptanı olduğunu belirtmiş.
-- Ne demişler lider olunmaz, lider doğulur. Özat işte böyle biri. Menajer doğru söylemiş.
Aragones, “Futbolda tek geçerli kural, kazanmaktır. Ben de kazandığımız sürece uzun yıllar Fenerbahçe'de kalmak isterim” dedi.
-- Ah Aragones ah, hele Türkiye'de kazanamadın mı yandın bittin. Ne yaşın kalır ne de başın. İki dakikada kelleni alıverirler.
Harry Kewel, “Birkaç kişiye bazı şeyleri ispatlamam gerekiyor. Bu kişisel bir konu” şeklinde konuştu.
-- Vay canına Kewel intikam peşinde. Herkese duyrulur bu film yakında Ali Sami Yen'de.
Kezman'ın kullanım süresi!
Tam bir yıl “Kanarya'ya santrfor şart” diye bas bas bağırdık. Geçtiğimiz temmuzda veya ocakta Fenerbahçe bunu gerçekleştirebilseydi, kendi ligimizde şampiyon olur, Şampiyonlar Ligi'nde de en az final oynardı. Güiza ne yazık ki geç gelen saadet.
Geçen haftaki yazımda Maldonado'yu göndermiş ve bu oyuncunun yerine Aurelio benzeri bir ön libero transfer edilmeli, vurgulamasında bulunmuştum.
Bu hafta yolcu listemde Kezman var. Aslında Kezman bir yıllık yolcum ama otobüsten bir türlü indiremiyorum. Kezman'ın kalması Fenerbahçe'ye fayda değil zarar getirir. Kenarda oturmaya mahkum (bana göre) Kezman huzursuzluk yaratır. Bu iş bir an önce bitirilmeli. Ancak bunun çok zor olduğunu da hepimiz biliyoruz.
Yılda 3 milyon 500 bin euro alan Kezman'a bu parayı başka hangi kulüp öder ve de Kezman bu paranın altında bir rakama başka bir kulübe gider mi? Hemen yanıtlayayım bu parayı hiçbir kulüp vermez ve Kezman da bu paranın altına gitmez. Bu durumda geriye tek çözüm kalıyor, O da Fenerbahçe'nin aradaki farkı Kezman'ın cebine koyup olayı bitirmesi.
Diyelim ki öyle veya böyle Kezman gönderildi. Peki boşalan kontenjan hangi bölgede kullanılmalı? İşte bu da soru işareti. Acaba Aragones Fenerbahçe'yi İspanya Milli Takımı'nda olduğu gibi tek santrforla mı oynatacak yoksa çift santrforla mı? Çift oynatacaksa muhakkak bir başka santrfor alınmalı. Tek oynatacaksa da, orta sağ ve santrfor oynayabilecek biri transfer edilmeli.
Kezman zamanında iyi oyuncuydu. Artık o performansında değil. Demek ki kullanım süresi doldu. Şimdi Fenerbahçe'de en büyük problem Kezman'ı süsleyip püsleyip postalayabilmek. Ne diyelim, Allah kolaylık versin.
OLTAYA TAKILANLAR
Satıyorum satıyorum saaatttııımmmmm!
Ertuğrul Sağlam'ın yıllar önce Avrupa'daki hazırlık kampından apar topar İstanbul'a getirilişi ve “Haydi güle güle, biz seni sattık” denerek Samsun'a gönderilişi hepimizin içini ne kadar da yakmıştı. Çok ama çok üzülmüştük. Acı bir olaydı.
Fahri Tatan'da da benzerini yaşadık. Çocuk uçakta satıldığını duyuyor. Sinan Engin, “Yönetim seni Konya'ya verdi” diyor. Aynen köle ticareti gibi. Fahri'nin fikrini alan yok. Çocuk satılık mal. Satıyorum satıyorum saaaatttımmmm! Çok üzücü ve de düşündürücü. Buna Ertuğrul hoca nasıl göz yumdu, o da ayrı bir konu.
Ofans mı defans mı?
Aragones, “Defansımız iyi, hücumda zayıfız” yorumunda bulundu. Evet hazırlık maçlarında genel görüntü böyleydi. Ancak ağır antrenmanların yapıldığı sezon başlarının son derece aldatıcı olduğu göz ardı edilmesin.
Biz Fenerbahçe'yi şu anda Aragones'ten daha iyi tanıyoruz. Çünkü geçtiğimiz iki yılını biliyoruz. Bu Fenerbahçe hücum aksiyonlarında, eskilere Güiza ve Emre Belözoğlu'nun katılımıyla (Deivid'in eksikliğine rağmen) çok etkili bir görüntüye kısa sürede bürünür.
Aragones'in defans değerlendirmesinde de kendisinden ayrılıyorum. Bence orası güllük gülistanlık değil. Bilakis problemli. Ve hatta kalede de sorun var. Aragones kısa süre sonra bu gerçeği görecektir. Umarım MTK maçına kadar her şey yoluna girer.
Ne Emre'ymiş be!
Emre Aşık yıllanmış şarap gibi. Eskidikçe değeri artıyor. Büyük kulüplerimiz beğenmiyor, dışlıyor ama o A Milli takımımızda oynuyor. Aşık şimdi yeniden Cimbom'da. Yılmıyor, “Beni kimse deviremez” diyor ve tekrar ayağa kalkıyor.
Bu ne biçim iradedir, kararlılıktır böyle. Demek ki özgüven en üst düzeyde ve de demek ki muhteşem bir profesyonel. Her an göreve hazır. “Haydi cepheye” dendiğinde elde tüfek siperde.
İnanın Emre'nin yaşı beni hiç ama hiç ilgilendirmiyor. O, durmak nedir bilmeden hep koşuyor. Gel de Emre gibilere hayran kalma.
Skibbe kukla mı?
Kalli dönemi Nazi kamplarını andırıyordu. O yasak bu yasak... Onu yapamazsın bunu hiç yapamazsın... Kampa arkadaşını, çocuğunu getiremezsin... Ceza ceza ceza... İhtiyar Kalli'ye despot damgası hemen vurulmuştu. Gerçekten de Alman teknik direktör kimsenin gözünün yaşına bakmıyor, hata yapanı kapının önüne koyuyordu. Onun lugatında kolay kolay af yoktu.
Şimdi bir başka Alman Cimbom'un başında. Bu, Kalli'nin tam tersiymiş. Yüzü hep gülüyormuş. Skibbe daha şimdiden oyuncuların sevgilisi olmuş. Yeni hoca herkesle yakın ilişkiler kuruyormuş. Gençliğine rağmen babacanmış. Hoş sohbetmiş sıcakkanlıymış. Oyuncuların her türlü sorunuyla ilgileniyormuş. Kapısı herkese açıkmış. Kalli'den sonra Skibbe, kara kıştan birden bire bahara geçiş gibiymiş.
Tamamen değişik yapıda ve tarzda iki teknik direktör. Her ikisini getiren de Adnan Polat. Kalli modeli arızalı çıktı. Fazla sertlik tutmadı. Peki Skibbe de fazla yumuşak çıkarsa ne olacak? Bu işin ortası yok mu? Tatlı sert bir teknik direktör bulunamaz mı?
Yoksa Polat ve Sezgin dişlerini geçirecekleri, aynen geçen sezonun sonunda olduğu gibi, beraberce takım yapacakları bir teknik direktör olduğu için mi Skibbe'yi tercih etti. Durun, yanlış anlamayın, hemen sinirlenmeyin. Ben “Skibbe kukla antrenör” iddiasında bulunmuyorum. Sadece “Acaba mı?” diyorum.
-
1
-
2
-
3zafer yıldız olmak için para degil yürekli olmak lazım oda f6 da yok ondan şanpuan olamıyonuz ha bide şereflı olmak lazım onuda rüyanızda görürsünüz cızgi dışı atılan golle cizginin içinden atılan golü ölçün öyle gelin delgado ara pası yaptı bobo gollllll dakka 3 evet f6 0 beşiktaş 1 ama o da ne hakem macı ceviriyo şike f6 2 şerefli beşiktaş 1
delgado yıldız degil adamın hası ezikbahceninezilmişyıldızları
-
4
-
5bu yazarlaraa akıl sır ermiyor kim atıyor acaba o kadar biliyorsan cık sahaya sen yönet takımları














antibeşiksaraylı alex