210310 // 00:46
26 09 2008 13:46 | Toplam 920 kez okundu | Toplam 1 yorum yazıldı

Skibbe takımdan çok memnun

Galatasaray Teknik Direktörü Michael Skibbe, Galatasaray TV'de yayınlanan röportajında takım hakkındaki görüşlerini dile getirdi.

REKLAM
Skibbe takımdan çok memnun

Galatasaray Teknik Direktörü Michael Skibbe, Galatasaray TV'de yayınlanan Teknik Yorum isimli programda merak edilen sorulara yanıt verdi:

Öncelikle bu haftaki Kocaelispor karşılaşmasıyla başlayacak olursak, bu maç ile ilgili düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Başarılı ve teknik bir oyun sonrasında 4-1’lik net bir sonuç elde ettik, takımımdan son derece memnunum, benim için en sevindirici olan ise 1-0 geriye düşmemize rağmen oyundan kopmayıp, toparlayıp skoru 4-1’e getirmemizdi.

Üst üste iki deplasman galibiyeti aldı Galatasaray ,önce UEFA Kupasında Bellinzona ve ardından Kocaelispor galibiyeti. Her iki maçta da takımımız dört gol attı ve goller yedi. Üç gün ara ile oynanan maçlardaki benzerlikler nelerdi?

Kocaelispor ile Bellinzona maçını kıyaslarsak, Bellinzona Kocaelispor’a göre daha kontrataklarla gelişen bir oyun tarzı sergiledi ve onlardan daha kontrollü bir oyun ortaya koydu. Bunun sonuncunda da üç tane gol yedik Bellinzona’dan. Bizim amacımız deplasmanda oynadığımız için ve Avrupa Kupası maçı olduğu için orda en azından birkaç gol atıp galip olarak buraya avantajlı bir skor ile dönmekti, biz bunu başardık. Evimizde avantajlı bir skor elde edip turu gececeğiz ve UEFA Kupası’nda gruplara kalacağız.

Galatasaray’ın oyun planında çift santrfor veya tek santrfor neye göre değişecek, sizin bu konuda bir tercihiniz var mı? Kuşkusuz rakiplerin durumları da bu tercihte etkili bir rol oynayacak, bu konudaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Öncelikle oyuncularımızın sağlık durumlarına göre ve performanslarına göre bu durum etkili bir rol olacak. Mevcut olan santrfor grubumuza son olarak Milan Baros eklendi, takımın performansı ve gücüne göre bir ya da iki forvet oyuncusu ile oynayacağız. Güzel oyunumuzu hem lig de hem de Avrupa kupası maçlarında sergileyip göze hoş gelen bir futbol ile başarılar elde etmek istiyoruz.

Forvet tercihini siz futbolcuların sağlık durumlarına göre ve performanslarına göre değerlendireceğinizi söylediniz. Peki rakip takımın oyun sistemine göre ve gücüne göre bu tercih belirleyici bir rol olmayacak mı?

Tabii ki sadece futbolcularımın performansına göre olmayacak bu seçim, rakiplerimizin durumuna göre de değişecek. Futbol bir taktik oyunudur, rakiplerimizi de bu şekilde şaşırtmayı başarabilirsek, ona göre de başarı elde edebiliriz. Kadromuz gerçekten çok zengin, en azından forvet hattında alternatifli oyuncularımız mevcut. Bütün futbolcularıma farklı maçlarda görev verip taktik anlamda rakiplerimizi şaşırtarak başarıya ulaşmak istiyoruz, burada amacımız her kulvarda kazanmak olacak.

Şu ana kadar sakatlıklardan dolayı belki de istediğiniz kadroyu oluşturamadınız? Acaba Galatasaray’ın kadrosunu ezbere herkesin sayabileceği şekilde kafanızda ne zaman oturtmayı düşünüyorsunuz?

Öncelikle ilk onbirde görmek istediğim futbolcular kendilerini kanıtlamış olanlar, geri dörtlüde Meira, Servet. Onlar kendilerini kanıtlamış bir şekilde, takımın içinde yer alacaklar. Aynı zamanda Ayhan’ı da çok beğeniyorum ve o da takımdaki yerini alacak. Ayhan orta sahada hakimiyeti ele geçirip hücum gücü ile forvet hattına destek olacak ve oradaki koordinasyonu sağlayacak. İleri uç elemanlarından Kewell ve Baros çok başarılılar, onları da her zaman onbirde göreceğiz. Diğer oyuncularda sakatlıklardan dolayı bazen zorunlu değişiklikler yapıyoruz, bunlar geçtikten sonra yavaş yavaş takımımızın iskeleti belli olacak ve insanlar kadromuzu ezberleyecekler.

Galatasaray'ın sakat futbolcuları hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

Ben oyuncularımla ilgili Galatasaray’ın profesörleri ve doktorları ile her dakika kontakt halindeyim ve onların son durumlarıyla ilgili bilgiler alıyorum. Benim için şu anda sevindirici olan Hakan Balta ve Sabri’nin bu hafta oynayacak olması. Aynı zamanda Arda da Perşembe gününden itibaren takımla çalışmaya başlayacaktır.

Peki size göre Galatasaray'da genel anlamda bir tempo sorunu var mı? Yoksa Galatasaray oyunu biraz daha hızlı oynayabilir mi? Bunun için ekstra çalışmalar planlıyor mu?

Ben takımımın temposu konusunda böyle düşünmüyorum, yeterince hızlı ve kontrollü bir oyun sergiliyoruz. Bunu Bellinzona ve iç saha maçlarında da gördük son olarak ve birçok pozisyondan da yararlanamadık. Kocaeli’nde de aynı şekilde dört gol attık ve birçok pozisyondan da yararlanamadık. Belki çok daha farklı sonuçlar elde edecektik. Antalyaspor maçına gelecek olursak, o maçımız bildiğiniz gibi berabere bitti ancak orada da birçok pozisyona girdik ve sayısız gol pozisyonundan yararlanamadık. Siz ne kadar çabalasanız da bazen olmayınca olmuyor. Baktığımızda geride kalan maçlarda artan bir tempo grafiğimiz var, ben sadece şu an için defansta biraz zaafımız olduğunu düşünüyorum. Emre Güngör’ün sakatlığından dolayı tüm yük Meira ve Servet’in omuzlarında şu an için. Ofans ile defans arasındaki uyum sorununu çözersek problemlerimizi halletmiş olacağız. Ama tekrar söylüyorum, ben takımımın temposuz oynadığına katılmıyorum, sakat futbolcularımız da iyileşince daha da tempolu olacağız.

Benim bunu sormamın sebebi artık yavaş yavaş ligde tempo artıyor. UEFA Kupası’nda zorlu rakiplerle eşleşmeler olacak. Bu rakiplere göre oyunu biraz daha tartarsak, Galatasaray’ın temposunda bir artış olacak mı?

Avrupa maçlarında benim içim önemli olan, oyunun, temponun, sergilenen oyunun içine girip o tempoyu onlarla birlikte tutabilmek. Bunu sağlayabildiğimiz sürece oyundan düşmeyiz. Zaten biz futbol olarak bunu yapıyoruz, onlardan geri kalan bir yanımız yok, hatta daha fazla olan yönlerimiz mevcut. Hep şunu ifade ediyorum benim için şu an tek sorun sakatlıklar, bunu da atlattığımız zaman oyunumuzun ve performansımızın üzerine katarak başarılara ulaşacağımızı düşünüyorum.

Tekrar lige dönecek olursak, 4 lig maçında da ilk 45 dakikalar hep berabere bitti. İki maçı çevirdi diğer ikisini çeviremedi Galatasaray. 2 galibiyet ve ikide beraberlikle sıralanıyor puan cetvelinde. Mesela Ali Sami Yen’deki Denizlispor ve Antalyaspor maçlarında 75. dakikalar berabere geçildi. Bu maçlardan birisi çevrildi, bu aradaki farklardan bize biraz bahseder misiniz?

Öncelikle Antalyaspor ile Denizlispor’u karşılaştıracak olursak, Antalyaspor’un kalecisi kariyerindeki en iyi maçlarından bir tanesini bize karşı oynadı. Bence bu o gün kazanamamamıza sebep olan durumdu. Eğer maçı tekrar izlerseniz biz Antalyaspor’a karşı sayısız gol fırsatı yakaladık, inanılmaz güç olan pozisyonları kaçırdık ve bunu skora yansıtamadık. Sonuç olarak orada da oyunumuz diğer maçlara göre aynıydı. 4 maçı kıyasladığımızda belki Kayserispor’a karşı fazla üstünlük gösteremedik ve berabere kaldık ama o pozisyonları diğer maçlarda elle ettik, rakibimize göre çok üstün oynadık ve sayısız fırsattan da yararlanamadık. Örneğin Kocaelispor maçında da kaleci topu elinde kaçırarak bizim beraberliği yakalamamızı sağladı, ama bu Antalyaspor maçında olmadı. Futbolun içinde böyle ilginç pozisyonlar oluyor. Sonuç olarak biz elimizden geleni yapıyoruz ama her zamanda kazanamayabiliyoruz.

Bu haftada Galatasaray, Konyaspor ile karşılaşacak ve onlar da bir teknik adam değişikliğine gitti ve bundan sonra Giray Bulak ile çalışacaklar. Konyaspor’u izleyebildiniz mi? Galatasaray’ı bu maçta ne gibi zorluklar bekliyor?

Maalesef Konyaspor’u canlı olarak izleme fırsatım olmadı ama son iki maçın görüntüleri izledik ve izledim. Ali Sami Yen’de oynayacak olmamız, buranın etkileyici atmosferi… Burada her zaman daha istekli ve hırslı oynuyoruz futbolumuzu. Ofansif futbolumuzu burada sergileyebilirsek rakibi hataya zorlarız ve pozisyonlar, goller buluruz. Aynı zamanda rakibimiz üzerimize çekerek kontrataklarla da goller bulacağız.

Pazar gününden sonra Perşembe günü Bellinzona maçı var. Artık takım bu tempoda oynamaya alışıyor mu? Perşembe günkü maçla ilgili neler söyleyeceksiniz? Sıkıntılı bir durum olmaması için nasıl bir başlangıç bekliyor bizi Bellinzona karşısında?

Tempoda bir düşüklük, futbolda hiçbir eksiklik olacağını sanmıyorum. Şu anda tempomuz futbol olarak çok üst seviyede. Tabii arada bir sakatlanmalar olabilir, oyun içinde tempo düşüklüğü olursa bizim zengin kadromuzdan dolayı bu eksikliği bir değişiklikle giderip, aynı tempoda maçı tutabiliriz. Başkan Adnan Polat bir hedef koydu ortaya, Şampiyonlar Ligi'nde S. Bükreş’e elendikten sonra.

Bu yıl UEFA Kupası finali İstanbul da, kendi ülkemizde Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda. Tabii uzun bir yol bu, seksen takımla başladı. Bu konuda etap etap düşünecek olsak bile yine de oraları görüyor musunuz? Galatasaray’ı bu sezon, o final kapısına gidecek yola ne kadar yakın buluyorsunuz?

Öncelikle Adnan Polat’ı konuşmasından dolayı tebrik ediyorum. Bir Başkan olarak zaten böyle konuşulması gerekiyor. Çünkü Galatasaray Başkanı olarak Adnan Polat tabii ki ilerisini görmek ister. Şampiyonluk gibi, UEFA Kupası gibi, Şampiyonlar Ligi kupası gibi büyük hedefler, büyük şampiyonluklar ister. Biz de isteriz tabiî ki. Benim buradaki görevim önümdeki maçlara konsantre olarak hedefe en yakın şekilde tek tek düşünüp, en iyi şekilde ilerleyerek takımı o hedefe ulaştırmak. Tabiî ki ben de Başkan gibi bu hedefi istiyorum, ancak ben de önümdeki maçlara bakıyorum. Önemli olan buradaki performansımızı düşürmemek. Hiçbir takımdan korkmamamız gerekiyor ama tabii ki hiçbir takımı da küçümsemememiz gerekiyor. Hepsini saygıyla karşılamamız gerekiyor.

Adnan Polat’ın özellikle Antalyaspor karşılaşmasındaki rakibin sert oyununa karşı bir üzüntüsü olmuştu. Türkiye’de futbolun sert oynandığı görüşüne katılıyor musunuz? Bu konuda bir eklemeniz olacak mı? Rakiplerle ilgili özellikle?

Ben de Adnan Polat’a katılıyorum Antalya maçıyla ilgili olarak. Ancak şöyle ifade etmek istiyorum. Türkiye Süper Ligi’nde gerçekten teknik olarak çok üst seviyede bir futbol oynanıyor. Bundan da çok memnunum. Çok kaliteli takımlar var. Ancak Antalyaspor karşısında Adnan Polat’ın da ifade ettiği gibi gerçekten biraz sert, hatta aşırı sert bir futbol oynandı. En azından bizim oyuncularımız, ileriye yönelen oyuncular her zaman bir şekilde durduruldu ve engellendi. Bu bizim futbol yapımızı, ofansif yöne doğru gol pozisyonu bulmamızı engelledi. Bununla birlikte o gün maçı alamadık. Ancak bundan da şikayet etmemiz gerekiyor. Sonuçta futbol ikili mücadele oyunudur ve bu mücadelenin olması gerekiyor. Bazen böyle sertlikler de olabilir. Sonuç olarak Antalyaspor’da “Ali Sami Yen’e geldim, üç puan bırakırım giderim” diyerek gelmiyor. Sonuçta buraya gelerek bir puan ya da üç puan almak isteyecek. O yüzden öyle bir futbol sergiledi. Bizim burada bakmamız gereken olay şu tabiî ki; bunları görerek, bu eksiklerimizin üstüne çıkarak, bunlara rağmen kazanmasını bilerek daha başarılı olmamız önemli bence. Herkesin hem fikir olduğu bir konu var. Galatasaray’ın elinde çok iyi bir kadro var. Yani sakatlar iyileşirse; orta sahaya bakıyoruz, forvete defansa bakıyoruz… Gerek yabancı oyuncular gerek yerli Milli oyuncular, tüm kadro beraber hazır hale geldiğinde yaklaşık otuz tane en üst düzeyde futbolcusu olacak.

O gün için planınız var mı?

Tabii ki üç kulvarda ilerleyen bir takım Galatasaray ama bu kadar zengin bir kadroyu yönetmek… Böyle bir kadroya sahip olmak gerçekten gurur verici. Gerçekten çok iyi otuz kişilik, üste düzey ve Milli takımlar düzeyinde oynayan oyuncular var takımda. Ama şunu söylemek gerekiyor ki takımda otuz futbolcu olmasına rağmen on bir kişi sahaya sürülecek.Takım içindeki rekabet benim için çok önemli. Hiçbir futbolcunun kendisine yüzde yüz güvenmemesi gerekiyor. Ben bugün çok iyi oynadım, yarın yine oynarım düşüncesine kapılmaması gerekiyor. Herkes forma savaşına girecek ve girmesi gerekiyor. İyi oynayan her zaman onbire girer. Ben de bundan memnunluk duyuyorum. Sorun yaşamıyorum. Bende ona göre takımı oluşturarak, daha iyi başarılar elde etmek için çalışacağım.

Geçen sene ile bu seneye baktığımız zaman yabancıların çok efektif olduğunu görüyoruz. Özellikle Nonda, Baros, Lincoln ve Kewell dörtlüsü atılan gollerde pay sahibi. Geçen sene Galatasaray’ın yerli oyuncularının atılan gol oranında ya da yaptığı asistler de çok büyük yüzdesi vardı. Bu sezon ilk dört maçta ve Avrupa Kupaları’nda henüz üç maç geride kalmasına rağmen rakamlar yabancı futbolcuların formda olduğunu ve giderek yükseldiğini gösteriyor. Bu konuda ne söylemek istersiniz? Özellikle Lincoln ve Baros’un son haftalarda yükselen grafiği gibi?

Öncelikle geçen senenin kadrosuna bakarsak, Galatasaray’ın bu sene daha zengin yabancı kadrosu var. Forvet hattını düşünürsek, Kewell’ın gelmesi ve Baros’un sonradan eklenmesi forvet hattında yabancı futbolcu sayısını arttırdı ve kalite de farklı oldu. Geçen sene Hakan Şükür vardı biliyorsunuz, o da çok gol kaydetti. Ümit Karan vardı, o da çok gol kaydetti ve şu an kendisi sakat, Hakan Şükür de kadromuzda yok. Bununla birlikte tabi yabancı futbolcu oynatmak zorundayız. Yabancı futbolcular da oynadıkları zaman gole çeviriyor pozisyonları ve bizim lehimize oluyor bunlar. Sonuçta aldığımız yabancı oyuncular, Kewell olsun Baros olsun kişisel olarak çok tecrübeli ve başarılı futbolcular. Aynı zamanda diğer futbolcular da kendi başarılarını bir kenara bırakıp Galatasaray ile ilgili bir hedef koymuşlar. Bunda da başarılı olmak için ellerinden geleni yapıyorlar ve bunu sahaya yansıtıp gole çeviriyorlar. Bence nedeni bu.

Türk basınını takip ediyor musunuz? Sizinle ilgili yapılan eleştirileri okuyor musunuz? Basının bir bölümünde özellikle, farklı beklentileri olan bir kesim var. Bu konuda neler söyleyeceksiniz? Bunun baskısını üzerinizde taşıdığınız anlar oluyor mu?

Öncelikle şunu söyleyeyim, Türkçem fazla olmadığı için medyayı çok fazla takip edemiyorum. Zaten etsem de bu tür eleştiriler beni pek fazla etkilemez. Profesyonel bir teknik direktör olarak bunları zaten algılamam gerekiyor. Ayrıca bu eleştirilerden etkilenip takımıma negatif bir yansıtma olayında olamam. Çünkü ben biliyorsunuz Almanya’da Almanya Milli Takımı’nı çalıştırdım. Aynı zamanda Bayern Leverkusen’de olsun, B. Dortmund’da olsun çok üst düzey oyuncular çalıştırdım. Ben kimin nerede oynaması gerektiğini, hangi futbolcunun nerede olması gerektiğini, üst düzey futbolcuların nasıl yönlendirilmesi gerektiğini gerçekten çok iyi biliyorum. Her zaman da eleştiriler olacaktır. Aşırı eleştirenler de, bazen fazla dışarıdan gördükleri için, olayın içeriğini bilmedikleri için kolay eleştirebiliyorlar. Biz sonuç olarak bu eleştirileri pozitif alarak, takıma pozitif yansıtarak veya etkilenmeyerek, takımın havasına ve kulübe zararı olmayacak şekilde davranarak aşmaya çalışıyoruz.

Son olarak Galatasaray seyircisine mesajınız nedir?

Öncelikle bütün Galatasaray taraftarına teşekkür etmek istiyorum. Bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadılar. Bellinzona'da olsun Avrupa’da olsun. Aynı şekilde Kocaeli’de bizi yağmura rağmen gelip desteklediler, ıslandılar bizim için. Tabiî ki bizden beklentileri takımın kazanması ve şampiyonluk. Biz de bunu onlara karşılık olarak vermek isteyeceğiz ve bunun için savaşacağız. Onlara çok teşekkür ediyorum yürekten. Bunlar onların hakkı. Bizim de bunu sahaya yansıtıp başaracağımıza inanıyorum. Hepsine tekrardan teşekkür ediyorum.

YORUMLAR
Yorum Yazmak İstiyorum Yorumların Tamamı
Tcell. Süper Lig
#
O
P
1
Bursaspor
25
55
2
Galatasaray
25
53
3
Fenerbahçe
26
52
4
Beşiktaş
26
52
5
Trabzonspor
25
43
6
Kayserispor
25
43
7
Eskişehirspor
25
42
8
İstanbul B.B
26
40
9
Antalyaspor
26
33
10
Gaziantepspor
26
33
FİKSTÜR İÇİN TIKLAYIN
Bank Asya 1. Lig
#
O
P
1
K. Karabükspor
25
59
2
Bucaspor
25
49
3
Altay
25
45
4
Adanaspor
25
44
5
Konyaspor
25
43
6
Karşıyaka
25
43
7
Boluspor
25
36
8
Giresunspor
25
35
9
Gaziantep B.Ş Bld.
25
33
10
Samsunspor
25
32
FİKSTÜR İÇİN TIKLAYIN
Premier Ligi
#
O
P
1
Chelsea
28
61
2
Manchester United
28
60
3
Arsenal
27
55
4
Tottenham
28
49
5
Manchester City
26
48
6
Liverpool
28
48
7
Aston Villa
26
45
8
Birmingham City
27
40
9
Fulham
28
38
10
Everton
27
38
FİKSTÜR İÇİN TIKLAYIN
Bundesliga
#
O
P
1
Bayern Münih
25
53
2
Schalke 04
25
51
3
Bayer 04 Leverkusen
25
50
4
Hamburg
25
43
5
Borussia Dortmund
25
42
6
Werder Bremen
25
39
7
Stuttgart
25
35
8
FSV Mainz 05
25
35
9
Wolfsburg
25
34
10
Eintracht Frankfurt
25
33
FİKSTÜR İÇİN TIKLAYIN
İtalya Serie A
#
O
P
1
İnter
28
59
2
Milan
28
58
3
Roma
28
53
4
Palermo
28
46
5
Juventus
28
45
6
Sampdoria
28
44
7
Genoa
28
42
8
Napoli
28
41
9
Cagliari
28
39
10
Fiorentina
28
38
FİKSTÜR İÇİN TIKLAYIN
İspanya La Liga
#
O
P
1
Real Madrid
26
65
2
Barcelona
26
65
3
Valencia
26
47
4
Sevilla
26
44
5
Mallorca
26
43
6
Deportiva La Coruna
26
42
7
Athletic Bilbao
26
41
8
Getafe
26
36
9
Villareal
26
36
10
Athletico Madrid
26
34
FİKSTÜR İÇİN TIKLAYIN
Fransa Ligue 1
#
O
P
1
Bordeaux
25
52
2
Montpellier
27
52
3
Lyon
27
50
4
Marsilya
26
49
5
Lille
27
48
6
Auxerre
26
48
7
Monaco
27
42
8
Valenciennes
27
41
9
Lorient
27
40
10
Rennes
27
40
FİKSTÜR İÇİN TIKLAYIN
Hollanda Eredivisie
#
O
P
1
Twente
27
70
2
PSV Eindhoven
27
65
3
Ajax Amsterdam
27
64
4
Feyenoord
27
51
5
Az Alkmaar
27
45
6
Heracles Almelo
27
43
7
Utrecht
27
42
8
Groningen
27
39
9
Nac Breda
27
37
10
Roda
27
32
FİKSTÜR İÇİN TIKLAYIN
Kanal7 ÜlkeTV Kanal7 INT Radyo7 Haber7.com Tümspor.com Ekotrent
© 2007-2010 Tümspor.com Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden içerik alınamaz.
Tümspor'da yeralan haberler ve maç tahminleri sadece bilgilendirme amaçlıdır. Live scores
Yazılım: Faik Almendi | Tasarım: Burak Mehmet Gürbüz