- 22:10 Volkan Demirel: Umutlarımız yeşerdi
- 22:06 Daum: Duvara karşı oynadık
- 22:00 Gaziantep Başkanı'ndan şok açıklama!
- 21:54 Leverkusen kötü dağıldı
- 21:50 Hakan Şükür'den Bursa iddiası!
- 21:50 Coucerio'nun Emre şaşkınlığı!
- 21:41 Güiza: Nedenini ben de bilmiyorum
- 21:31 Barcelona'da Messi şoku!
- 21:22 'Güiza'nın golüne çok üzüldüm'
- 21:19 Tribünde evlenme teklifi!
- 21:19 Güiza sürpriz yaptı
- 21:10 Mehmet Yozgatlı korkuttu
- 20:10 Potada toplu sonuçlar
- 20:06 Kadıköy'de 'Okçu' sahnede: 1-0 / GALERİ
- 20:00 Skibbe, Bayern'i şoka uğrattı! / VİDEO
- 19:26 F.Bahçe-Gaziantep maçından notlar
- 19:26 Bucaspor'da Erman şoku!
- 19:10 Ve büyük buluşma gerçekleşti
- 19:02 Efes Pilsen çok rahat!
- 18:45 Carew 1 puanı kurtardı

Osman Tanburacı-Yenişafak
Trop de foot tu le foot...
Bu lafı sık sık UEFA Başkanı Fransız Michel Platini söylüyor. Manası şu; 'Çok futbol, futbolu öldürür' Platini, dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcularından biri... Üst üste üç kez Avrupa'da Yılın Futbolcusu seçilmiş bir futbol üstadı. Onun için futbol bir oyun. Futbolcu da yetenek sergilemesi yapan değerli bir sanatçı...
Platini 'futbolu koruma altına almalı, çok maç yaparak dünyanın sevgilisi bu spor dalını öldürmemeli' diyor... Hatta Platini bir ara; sık yapılan iddialı maçlar futbolu çirkinleştirecek diye endişelenince Dünya Şampiyonası'nı bile kaldırmayı düşündü ama yandaş bulamadı.
Yavaş yavaş 'endüstriyel futbol' denen virüs de sanatsal futbolu uçuruma doğru itti. Futbol artık oyun oluşundan çok milyonların cebine akan milyon dolarlar demekti...
Böylece masum futbol, içinden çıkılmaz bir hastalığın pençesine düştü!
Platini haklıydı. Çok maç çok ıstırap oldu.
***
Galatasaray'ın Sıvas'a elenmesinden sonra bunları düşündüm.
Kısa süreçte ve olumsuz hava ve saha koşullarında peş peşe yapılan maçlarda sakatlıklar da arttı, futbolun lezzetti de düştü! Sadece Galatasaray değil, Beşiktaş da beş kez Antalyaspor'la karşılaştı... Fenerbahçe ve diğerleri Ankaraspor, küme düşme hattındaki Denizlispor da on günde üç maç yapmak durumunda kaldılar.
Sorarım size hangi maç unutulmaz oldu?
Hangi maç def'i bela kabilinden oynanmadı!
Kime ne yararı var bu maçların?
Türkiye Kupası tabii ki ülke genelinin bir gurur payı ama sonuca bakın parsayı toplayan takımlar yine büyükler... Kafadakiler.
Nerede kaldı Türkiye Kupası'nın anlamı?
Nerede öteki takımlarımız?
Statüsünden, mevsimine, tadından sakatlanma riskine kadar fuzuli bir Kupa oldu Türkiye Kupası.
Sadece parasal katkı açısından yöneticiler Fortis'e Allah razı olsun dediler.
Ancak onun da bir başka boyutu var;
Milyon dolarlarla telaffuz edilen futbolcular sakatlıklarla karşı karşıya kaldılar. O zaman da insanın 'ne Şam'ın şekeri ne arabın yüzü!...' diyesi geliyor.
***
Dikkat edin Fortis Türkiye Kupası ligin göbeğinde dinamit gibi duruyor.
Yazık değil mi devre arasında bile dinlenmeden koşan bu futbolculara...
Bunların ekmeğini bu kadar riske etmeğe kimin ne hakkı var? Onlar da insan ve bu kadar zorlu bir mücadelede dinlenmek, onların da hakkı.
Çağın futbolu o kadar zorlaştı ki eskiden bir maçta 4-5 kilometre koşan oyuncular bugün 12-15 kilometre arası koşarak belki maç başına 3-4 kilo kaybediyorlar.
Sonra onlar kötü performans sergiledi mi biz eleştirmenler de onları yerden yere vuruyoruz!
Yöneticiler de ne yapacağını şaşırıyor; ceza mı verecekler, önlerinde diğer önemli maçlar varken 'boşverin olan oldu' deyip sırtlarını mı sıvazlayacaklar, bilemiyorlar.
Böylece futbol değerini yitiriyor.
Koyun can derdinde kasap et!
İş dönüp dolaşıp paraya geliyor. Ama bu para zor koşullarda vücut direnci ve marifetiyle kazanılıyor. Bu paranın üç boyutu var;
1-Futbolcular
2-Kulüpler ve Yöneticiler
3-Ticari piyasa
Ana unsur futbolcu. Ezilen onlar, yorulan, hakarete uğrayan, bir gün alkışlanıp diğer günler daha çok yerilen onlar. Yazık değil mi?
'Çok para kazanıyorlar varsın oynasınlar' diyerek olaya haset bakanlarınız da olacaktır.
Onlara sorun; 'falanca maçı oynamayalım daha az kazanalım' diyenler de onlar olacaktır.
Bekara hatun boşamak kolaydır ama bu çocukların yaptığı işi de yapmak bir o kadar zordur! Bir de düşünün bunların hepsi genç! Kanı kaynıyor...
Yabancı futbolcular daha cesur. Onlar 'sakatım' diyerek deplasmana da gitmiyorlar belki. Günahları boynuna ama haksız da değiller!
Sakatlık futbol ömürlerini bitirir. Bunların hiç birinin 'futboldan dolayı hayat sigortaları da yok!'
Özgener Federasyonunun tuzu kuru!
Futbol Federasyonu sponsor bularak para işini hallediyor ama sakatlanan futbolculara kimse para vermiyor. Ya oyuncunun bu kadar sık maç yapmaktan dolayı futbol hayatı biterse kim bakacak onlara? Örnek çok. En son örnek; Galatasaraylı Uğur Uçar. Çocuk aylardır oynayamıyor, maç başı alacakları ve alamadığı primleri ne olacak?
Futbolu yöneten ticari boyut 'endüstriyel futbol' futbolcu üzerinden para kazanıyor ama ya futbolcular?
Yöneticiler de bir anlamda bu kadar sık oynanan maçlardan sonra atladıkları tur ve de kazandıkları puanlarla kasalarına para koyuyorlar...
Kazandıkları vakit seviniyorlar,
Kaybettikleri vakit kızıyorlar zira para kaybediyorlar... Ancak futbolcularına da bir şey diyemiyorlar. Neden? Üç gün sonra önlerinde bir önemli maç daha var da ondan!
Ceza yoksa disiplin de yok!
Yöneticilerin futbolcularına ceza vermeye bile vakitleri yok! Peş peşe maçlar var.
O zaman disiplin de kalmıyor!
Disiplinin olmadığı yerde başarı da olmuyor.
İşte son örnek;
Kırmız kartla oyun dışı kalan Ümit Karan ve Ayhan Akman!
Üstelik bunların ikisi de kaptan!
Hem takımlarının kaderiyle oynadılar, hem kulüp kasasına para girmedi, hem onlardan çok daha fazla yorulan futbolcu arkadaşlarının primlerini yaktılar.
Baroş ve Lincoln de Sıvas'a gitmeyince şaibe altında kaldılar.
Acaba oynamaktan mı kaçtılar yoksa gerçekten sakatlar mı?
Düşünün yönetimlerin düştüğü durumu?
Mecburen futbolcularına arka çıkıyorlar, zira çıkmasalar oyuncuları aslanlara yem olacak!
***
'Çok futbol futbolu öldürür' lafı doğrudur. Mutlaka çare bulunmalı ve bu kadar sık maç yaparak futbolun değeri düşürülmemelidir.
Futbol bir oyundur ve zevkli bir oyundur. Bu tempo futbolu bitirir.
Sakın ha dünya nasıl oynuyor demeyin!
Onlar da aynı dertten şikayetçiler ama para her şeyin önünde olduğu için olan da futbolculara ve futbola oluyor.
Tribünler mazeret dinlemez kupa ister!
Günümüzde sadece para olarak algılanan futbol için ciddi endişelerim var. Bu gidiş hiç de iyi değil! Bilhassa bizim gibi ekonomik krizi her zaman yaşayan ülkelerde futbol devrimi yapmak da zor. Ya başarı için maddi imkansızlıklar içinde atak yapıp borç batağına saplanacaksınız, ya da başarıyı erteleyip yapılanma sürecine gireceksiniz ki bu da taraftar beklentisi açısından mümkün değil. Bilinçsiz taraftar süresiz yapılanma için beklemez! Tribünler daima başarı ister. Sebeplerini de pek araştırmaz.
Yönetimlerin de iki görevi aynı anda yapması mümkün değil.
Hem şampiyonluk hem borçsuz bir kulüp yaratmak çok zor.
Az parayla ve genç oyuncularla şampiyonluk gelmiyor.
Beklentiler azalınca da,
1-Tribünler boşalıyor
2-Yönetimler lanetleniyor.
Dünya futbolunu yönetenler bunlara bir çare bulmalı.
Arda, Servet, Ayhan ve gibileri Milli Takımlarda da oynadıkları için hiç dinlenmeden yola devam ediyorlar... Tabii ki hata yapacaklar. İnsan bedeni bu kadar yük kaldırmaz ki..
Yurt içi ve uluslararası başarılara endeksli oluş ve haftada üç gün hırçın rekabetli maçlar yapmak insan bünyesini yer bitirir.
Günümüz futbolu çok hızlı ve sert oynanıyor, her insanın bünyesi böylesi maçlarda her zaman aynı performansı gösteremez. Futbol artık genç, dinç, paraya aç kişilerin işi.
Bu bağlamda Adnan Polat yönetimi akıllı bir kararla geçen seneden beri geleceğin Galatasaray'ını kuruyor. Başkan'ın kendi ifadesine göre; 'Fortis'te Sıvas'a elenmek' o kadar önemli değil. Çok doğru ama;
İnanmıyorum. Başkanın içi yandı!
Kasaya para girmedi, Kupa kaçtı...
Bu zor şartlar insanı yalana da itiyor!
Çok futbol futbolu öldürür, lafı çok doğrudur.
Dikkat! Bindiğimiz dalı kesiyoruz!
Acilen tedbir gerek.
Güiza'dan fayda gelmez!
Geçen akşam Star TV'de Ertem Şener, Güiza olayını İspanyol TV'den görüntüyle işledi. Güiza'nın ayrıldığı sevgilisi Nuria canlı yayında yana yakıla Güiza'yı ve kaynanasını anlatırken iki göz iki çeşme hem de salya sümük ağlıyordu.
İzledim ve şu kanaate vardım;
1-Nuria kendi memleketinde bu derece üzgünse, Güiza da burada o derce üzgündür.
2-Nuria'nın konuşmasından anladım ki sosyal düzeyi ortanın altı. Demek Güiza da öyle... Brezilya dizilerini andıran kaynana tiplemesi de Güiza'nın annesi. Belli ki oğluyla sevgilisini birbirinden ayırmış. Bizim 'Kaynana Semra' gibi... Güiza'nın burada derdini paylaşacak bir dostu bile yok! Olsa da konuşacak dili yok!
3-Nuria ağlarken burnunu öyle bir siliyor ki aman aman! Bir kadın asla öyle poz vermemeli. Belli ki varoş tipi... Güiza da surat ifadeleriyle aynı tipi yaşatıyor. Parayı ve şöhreti bulunca film kopmuş. Nuria, Güiza'nın parasına koşmuş, kaynana da bunu sezmiş oğlunu kimseye kaptırmıyor!...
Senaryoyu uzatabiliriz ama bu Güiza'dan Fener'e fayda gelmez!
Örnek Galatasaraylı eski golcü Jardel'dir...
Onu da sevgilisi bırakıp gitmiş Jardel bitmişti!...
-
1




-

Volkan Demirel: Umutlarımız yeşerdiFenerbahçe kalecisi Volkan Demirel, Gaziantepspor karşısında aldıkları 1-0'lık galibiyetin, şampiyonluk yolunda umutlarını yeşerttiğini ifade etti.

Daum: Duvara karşı oynadıkChristoph Daum, Turkcell Süper Lig'de 1-0 kazandıkları Gaziantepspor maçında, özellikle ilk yarıda adeta duvara karşı oynadıklarını ifade etti.

Gaziantep Başkanı'ndan şok açıklama!Fenerbahçe maçı sonrası Gaziantepspor Başkanı İbrahim Kızıl, yaptığı açıklamayla dikkatleri üzerine topladı.

Leverkusen kötü dağıldıLider Bayern Münih'in Eintracht Frankfurt deplasmanında 2-1 kaybettiği 27. haftada Borussia Dortmund'a konuk olan zirve takipçisi Bayer Leverkusen bozguna uğradı.

Hakan Şükür'den Bursa iddiası!Galatasaray'ın eski futbolcularından Hakan Şükür, Bursaspor'un Turkcell Süper Lig'in son haftalarında eğer strese girmezse bir devrim yapabileceğini söyledi.

Coucerio'nun Emre şaşkınlığı!Jose Coucerio, Fenerbahçe'ye 1-0 mağlup oldukları mücadelede, sarı-lacivertli ekibin sertliğinden ve hakemlerin kararlarından yakındı.

Güiza: Nedenini ben de bilmiyorumFenerbahçe'de, 3 puanı, attığı muhteşem golle getiren isim olan Daniel Güiza, attığı şutta topun çok güzel bir yere gittiğini söyledi.

Barcelona'da Messi şoku!Lionel Messi'nin, yarın Barcelona'nın Zaragoza ile yapacağı lig maçında sağlık sorunları nedeniyle oynayamayabileceği açıklandı.

'Güiza'nın golüne çok üzüldüm'Fanatik Fenerbahçeliliği tanınan Acun Ilıcalı, Güiza'nın golünden sonra locada üzüldüğünü belirtti.

Tribünde evlenme teklifi!Fenerbahçe-Gaziantepspor karşılaşmasında, Cengiz ismindeki bir taraftar, sevgilisi Ezgi'ye tribünde evlenme teklifi yaptı.

Güiza sürpriz yaptıGüiza, takımının oyunu rakip sahaya yıkıp gol aradığı, ancak başarılı olamadığı dakikalarda attığı golle büyük bir sürpriz yaptı.

Mehmet Yozgatlı korkuttuFenerbahçe-Gaziantep karşılaşmasının 71. dakikasında yaşanan bir pozisyon tüm futbolseverleri korkuttu.

Potada toplu sonuçlarBeko Basketbol Ligi'nin 24. haftası, bugün çeşitli kentlerde yapılan 3 maçla başladı.

Kadıköy'de 'Okçu' sahnede: 1-0 / GALERİFenerbahçe, ligin 26. haftasında Kadıköy'de ağırladığı Gaziantepspor'u Güiza'nın muhteşem golüyle geçmesini bildi.

Skibbe, Bayern'i şoka uğrattı! / VİDEOBayern Münih, deplasmanda Eintracht Frankfurt'a, maçın son 3 dakikasında kalesinde gördüğü 2 gol ile 2-1 yenildi.

F.Bahçe-Gaziantep maçından notlarFenerbahçe Teknik Direktörü Christoph Daum, Turkcell Süper Lig'de Gaziantepspor ile yaptıkları mücadelede bir hafta aradan sonra İspanyol forvet Güiza'yı ilk 11'de sahaya sürdü.

Bucaspor'da Erman şoku!Bank Asya 1. Lig'de bugün oynanan Bucaspor-Kardemir Karabükspor maçında sakatlanan Erman Güraçar'ın sezonu kapattığı bildirildi.

Efes Pilsen çok rahat!Beko Basketbol Ligi'ndeki karşılaşmada Efes Pilsen, Bornova Belediyesi'ni 94-67 yenerek, liderliğini sürdürdü.

Carew 1 puanı kurtardıPremier Lig’in 31. haftasında Aston Villa, Wolverhampton ile 2-2 berabere kaldı.









FENER' Lİ ÖMER züğürttesellisimi