- 12:14 Litvanya'nın başına Zutautas getirildi
- 12:13 Cicinho Sao Paulo'da
- 12:09 Benzema 1 hafta yok
- 11:58 Fabregas ile Barcelona anlaştı
- 11:51 Sivasspor'un kötü performansı
- 11:49 Memo'lu Utah Jazz seriye bağladı
- 11:45 'En iyi tenisçi Federer'
- 11:45 Zirveye yelken açan spor paintball
- 11:39 Balcı'nın gözü Londra Olimpiyatları'nda
- 11:33 Serkan Çalık'tan Rijkaard ve Doll farkı
- 11:33 Real'de Benzema krizi
- 11:27 Polat Kulüpler Birliği'ni bıraktı
- 11:26 Barcelona bombayı patlatıyor
- 11:15 Alemitu Bekele'ye EAA'dan övgü
- 11:02 Javanovic Liverpool'da
- 10:44 Efes Pilsen 3. maçına çıkıyor
- 10:41 Barça'da Abidal şoku
- 10:37 Efes Pilsen-Maccabi 9. kez
- 10:35 Efes 416. maçına çıkıyor
- 10:15 Sinem artık aileden biri

Osman Tanburacı-Yenişafak
Trop de foot tu le foot...
Bu lafı sık sık UEFA Başkanı Fransız Michel Platini söylüyor. Manası şu; 'Çok futbol, futbolu öldürür' Platini, dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcularından biri... Üst üste üç kez Avrupa'da Yılın Futbolcusu seçilmiş bir futbol üstadı. Onun için futbol bir oyun. Futbolcu da yetenek sergilemesi yapan değerli bir sanatçı...
Platini 'futbolu koruma altına almalı, çok maç yaparak dünyanın sevgilisi bu spor dalını öldürmemeli' diyor... Hatta Platini bir ara; sık yapılan iddialı maçlar futbolu çirkinleştirecek diye endişelenince Dünya Şampiyonası'nı bile kaldırmayı düşündü ama yandaş bulamadı.
Yavaş yavaş 'endüstriyel futbol' denen virüs de sanatsal futbolu uçuruma doğru itti. Futbol artık oyun oluşundan çok milyonların cebine akan milyon dolarlar demekti...
Böylece masum futbol, içinden çıkılmaz bir hastalığın pençesine düştü!
Platini haklıydı. Çok maç çok ıstırap oldu.
***
Galatasaray'ın Sıvas'a elenmesinden sonra bunları düşündüm.
Kısa süreçte ve olumsuz hava ve saha koşullarında peş peşe yapılan maçlarda sakatlıklar da arttı, futbolun lezzetti de düştü! Sadece Galatasaray değil, Beşiktaş da beş kez Antalyaspor'la karşılaştı... Fenerbahçe ve diğerleri Ankaraspor, küme düşme hattındaki Denizlispor da on günde üç maç yapmak durumunda kaldılar.
Sorarım size hangi maç unutulmaz oldu?
Hangi maç def'i bela kabilinden oynanmadı!
Kime ne yararı var bu maçların?
Türkiye Kupası tabii ki ülke genelinin bir gurur payı ama sonuca bakın parsayı toplayan takımlar yine büyükler... Kafadakiler.
Nerede kaldı Türkiye Kupası'nın anlamı?
Nerede öteki takımlarımız?
Statüsünden, mevsimine, tadından sakatlanma riskine kadar fuzuli bir Kupa oldu Türkiye Kupası.
Sadece parasal katkı açısından yöneticiler Fortis'e Allah razı olsun dediler.
Ancak onun da bir başka boyutu var;
Milyon dolarlarla telaffuz edilen futbolcular sakatlıklarla karşı karşıya kaldılar. O zaman da insanın 'ne Şam'ın şekeri ne arabın yüzü!...' diyesi geliyor.
***
Dikkat edin Fortis Türkiye Kupası ligin göbeğinde dinamit gibi duruyor.
Yazık değil mi devre arasında bile dinlenmeden koşan bu futbolculara...
Bunların ekmeğini bu kadar riske etmeğe kimin ne hakkı var? Onlar da insan ve bu kadar zorlu bir mücadelede dinlenmek, onların da hakkı.
Çağın futbolu o kadar zorlaştı ki eskiden bir maçta 4-5 kilometre koşan oyuncular bugün 12-15 kilometre arası koşarak belki maç başına 3-4 kilo kaybediyorlar.
Sonra onlar kötü performans sergiledi mi biz eleştirmenler de onları yerden yere vuruyoruz!
Yöneticiler de ne yapacağını şaşırıyor; ceza mı verecekler, önlerinde diğer önemli maçlar varken 'boşverin olan oldu' deyip sırtlarını mı sıvazlayacaklar, bilemiyorlar.
Böylece futbol değerini yitiriyor.
Koyun can derdinde kasap et!
İş dönüp dolaşıp paraya geliyor. Ama bu para zor koşullarda vücut direnci ve marifetiyle kazanılıyor. Bu paranın üç boyutu var;
1-Futbolcular
2-Kulüpler ve Yöneticiler
3-Ticari piyasa
Ana unsur futbolcu. Ezilen onlar, yorulan, hakarete uğrayan, bir gün alkışlanıp diğer günler daha çok yerilen onlar. Yazık değil mi?
'Çok para kazanıyorlar varsın oynasınlar' diyerek olaya haset bakanlarınız da olacaktır.
Onlara sorun; 'falanca maçı oynamayalım daha az kazanalım' diyenler de onlar olacaktır.
Bekara hatun boşamak kolaydır ama bu çocukların yaptığı işi de yapmak bir o kadar zordur! Bir de düşünün bunların hepsi genç! Kanı kaynıyor...
Yabancı futbolcular daha cesur. Onlar 'sakatım' diyerek deplasmana da gitmiyorlar belki. Günahları boynuna ama haksız da değiller!
Sakatlık futbol ömürlerini bitirir. Bunların hiç birinin 'futboldan dolayı hayat sigortaları da yok!'
Özgener Federasyonunun tuzu kuru!
Futbol Federasyonu sponsor bularak para işini hallediyor ama sakatlanan futbolculara kimse para vermiyor. Ya oyuncunun bu kadar sık maç yapmaktan dolayı futbol hayatı biterse kim bakacak onlara? Örnek çok. En son örnek; Galatasaraylı Uğur Uçar. Çocuk aylardır oynayamıyor, maç başı alacakları ve alamadığı primleri ne olacak?
Futbolu yöneten ticari boyut 'endüstriyel futbol' futbolcu üzerinden para kazanıyor ama ya futbolcular?
Yöneticiler de bir anlamda bu kadar sık oynanan maçlardan sonra atladıkları tur ve de kazandıkları puanlarla kasalarına para koyuyorlar...
Kazandıkları vakit seviniyorlar,
Kaybettikleri vakit kızıyorlar zira para kaybediyorlar... Ancak futbolcularına da bir şey diyemiyorlar. Neden? Üç gün sonra önlerinde bir önemli maç daha var da ondan!
Ceza yoksa disiplin de yok!
Yöneticilerin futbolcularına ceza vermeye bile vakitleri yok! Peş peşe maçlar var.
O zaman disiplin de kalmıyor!
Disiplinin olmadığı yerde başarı da olmuyor.
İşte son örnek;
Kırmız kartla oyun dışı kalan Ümit Karan ve Ayhan Akman!
Üstelik bunların ikisi de kaptan!
Hem takımlarının kaderiyle oynadılar, hem kulüp kasasına para girmedi, hem onlardan çok daha fazla yorulan futbolcu arkadaşlarının primlerini yaktılar.
Baroş ve Lincoln de Sıvas'a gitmeyince şaibe altında kaldılar.
Acaba oynamaktan mı kaçtılar yoksa gerçekten sakatlar mı?
Düşünün yönetimlerin düştüğü durumu?
Mecburen futbolcularına arka çıkıyorlar, zira çıkmasalar oyuncuları aslanlara yem olacak!
***
'Çok futbol futbolu öldürür' lafı doğrudur. Mutlaka çare bulunmalı ve bu kadar sık maç yaparak futbolun değeri düşürülmemelidir.
Futbol bir oyundur ve zevkli bir oyundur. Bu tempo futbolu bitirir.
Sakın ha dünya nasıl oynuyor demeyin!
Onlar da aynı dertten şikayetçiler ama para her şeyin önünde olduğu için olan da futbolculara ve futbola oluyor.
Tribünler mazeret dinlemez kupa ister!
Günümüzde sadece para olarak algılanan futbol için ciddi endişelerim var. Bu gidiş hiç de iyi değil! Bilhassa bizim gibi ekonomik krizi her zaman yaşayan ülkelerde futbol devrimi yapmak da zor. Ya başarı için maddi imkansızlıklar içinde atak yapıp borç batağına saplanacaksınız, ya da başarıyı erteleyip yapılanma sürecine gireceksiniz ki bu da taraftar beklentisi açısından mümkün değil. Bilinçsiz taraftar süresiz yapılanma için beklemez! Tribünler daima başarı ister. Sebeplerini de pek araştırmaz.
Yönetimlerin de iki görevi aynı anda yapması mümkün değil.
Hem şampiyonluk hem borçsuz bir kulüp yaratmak çok zor.
Az parayla ve genç oyuncularla şampiyonluk gelmiyor.
Beklentiler azalınca da,
1-Tribünler boşalıyor
2-Yönetimler lanetleniyor.
Dünya futbolunu yönetenler bunlara bir çare bulmalı.
Arda, Servet, Ayhan ve gibileri Milli Takımlarda da oynadıkları için hiç dinlenmeden yola devam ediyorlar... Tabii ki hata yapacaklar. İnsan bedeni bu kadar yük kaldırmaz ki..
Yurt içi ve uluslararası başarılara endeksli oluş ve haftada üç gün hırçın rekabetli maçlar yapmak insan bünyesini yer bitirir.
Günümüz futbolu çok hızlı ve sert oynanıyor, her insanın bünyesi böylesi maçlarda her zaman aynı performansı gösteremez. Futbol artık genç, dinç, paraya aç kişilerin işi.
Bu bağlamda Adnan Polat yönetimi akıllı bir kararla geçen seneden beri geleceğin Galatasaray'ını kuruyor. Başkan'ın kendi ifadesine göre; 'Fortis'te Sıvas'a elenmek' o kadar önemli değil. Çok doğru ama;
İnanmıyorum. Başkanın içi yandı!
Kasaya para girmedi, Kupa kaçtı...
Bu zor şartlar insanı yalana da itiyor!
Çok futbol futbolu öldürür, lafı çok doğrudur.
Dikkat! Bindiğimiz dalı kesiyoruz!
Acilen tedbir gerek.
Güiza'dan fayda gelmez!
Geçen akşam Star TV'de Ertem Şener, Güiza olayını İspanyol TV'den görüntüyle işledi. Güiza'nın ayrıldığı sevgilisi Nuria canlı yayında yana yakıla Güiza'yı ve kaynanasını anlatırken iki göz iki çeşme hem de salya sümük ağlıyordu.
İzledim ve şu kanaate vardım;
1-Nuria kendi memleketinde bu derece üzgünse, Güiza da burada o derce üzgündür.
2-Nuria'nın konuşmasından anladım ki sosyal düzeyi ortanın altı. Demek Güiza da öyle... Brezilya dizilerini andıran kaynana tiplemesi de Güiza'nın annesi. Belli ki oğluyla sevgilisini birbirinden ayırmış. Bizim 'Kaynana Semra' gibi... Güiza'nın burada derdini paylaşacak bir dostu bile yok! Olsa da konuşacak dili yok!
3-Nuria ağlarken burnunu öyle bir siliyor ki aman aman! Bir kadın asla öyle poz vermemeli. Belli ki varoş tipi... Güiza da surat ifadeleriyle aynı tipi yaşatıyor. Parayı ve şöhreti bulunca film kopmuş. Nuria, Güiza'nın parasına koşmuş, kaynana da bunu sezmiş oğlunu kimseye kaptırmıyor!...
Senaryoyu uzatabiliriz ama bu Güiza'dan Fener'e fayda gelmez!
Örnek Galatasaraylı eski golcü Jardel'dir...
Onu da sevgilisi bırakıp gitmiş Jardel bitmişti!...
-
1




-

Litvanya'nın başına Zutautas getirildiLitvanya Milli Futbol Takımı'nın başına, Raimondas Zutautas getirildi

Cicinho Sao Paulo'daSerie A takımlarından AS Roma'nın gözden çıkarılan defans oyuncusu Cicinho, eski takımı Sao Paulo'ya kiralandı

Benzema 1 hafta yokLa Liga takımlarından Real Madrid'in Fransız forvet oyuncusu Karim Benzema, sakatlığı nedeniyle 1 hafta yeşil sahalardan uzak kalacak

Fabregas ile Barcelona anlaştıCesc Fabregas'ın (22) Barcelona ile anlaştığını ve oyuncunun gelecek sezon Barcelona forması giyeceğini ileri sürdü

Sivasspor'un kötü performansıSivasspor, ligde bu sezon geride kalan 20 haftada maç başına 1 puan ortalamasıyla oynadı

Memo'lu Utah Jazz seriye bağladıNBA Ligi'nde Utah Jazz'ın deplasmanda Los Angeles Clippers'ı 109-99 yendiği maçta, milli basketbolcu Mehmet Okur 8 sayı üretti

'En iyi tenisçi Federer'John McEnroe (50), kendisine göre İsviçreli Roger Federer'in ''gelmiş geçmiş en iyi tenisçi'' olduğunu söyledi

Zirveye yelken açan spor paintballSon yılların gözde sporu paintball, özellikle gençler arasında çok popüler. Zirvepaintball'in işletmecisi Mustafa Ece'yle paintballi konuştuk...

Balcı'nın gözü Londra Olimpiyatları'ndaMilli güreşçi Serhat Balcı, 2012 Londra Olimpiyatları'nda altın madalya alarak güreşi bırakmayı planlıyor

Serkan Çalık'tan Rijkaard ve Doll farkıGalatasaray'dan transfer ettiği Serkan Çalık, eski kulübünün yöneticilerine ve teknik direktör Frank Rijkaard'a kızgın olmadığını söyledi

Real'de Benzema kriziReal Madrid'in Fransız forvet oyuncusu Karim Benzema, sakatlığı nedeniyle 1 hafta yeşil sahalardan uzak kalacak.

Polat Kulüpler Birliği'ni bıraktıKendine edilen küfürlere kayıtsız kalan Mamur ve Özhaseki’ye kızan Polat tepki olarak Kulüpler Birliği toplantılarına katılmama kararı aldı

Barcelona bombayı patlatıyorSport'un haberine göre, Arsenal kaptanı Cesc Fabregas, sezon sonunda Katalunya'ya geri dönmek üzere Barcelona ile transferi için el sıkıştı.

Alemitu Bekele'ye EAA'dan övgüEAA internet sitesinde, hafta sonu Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası Kros Yarışması'nda, büyük bayanlarda birinci olan milli atlet

Javanovic Liverpool'daLiverpool, Belçika Birinci Ligi'nde Standard Liege takımında forma giyen Sırp Milan Jovanoviç ile 3 yıllığına anlaştı

Efes Pilsen 3. maçına çıkıyorEfes Pilsen, ULEB Avrupa Ligi ''Top 16'' turu (F) Grubu'ndaki 3. hafta maçında yarın Maccabi Electra Tel Aviv ile karşılaşacak

Barça'da Abidal şokuBarcelona'nın dün antrenmanda sakatlanan Fransız savunma oyuncusu Eric Abidal'in 6-8 hafta sahalardan uzak kalacağı bildirildi

Efes Pilsen-Maccabi 9. kezULEB Avrupa Ligi'nde yarın yapacakları ''Top 16'' turu (F) Grubu 3. hafta maçıyla birlikte Avrupa kupalarında 18. maça çıkacak

Efes 416. maçına çıkıyorEfes Pilsen, Maccabi Electra Tel Aviv ile yapacağı ''Top 16'' turu (F) Grubu 3. hafta maçıyla birlikte Avrupa kupalarında..

Sinem artık aileden biriOyuncu Sinem Kobal, önce Arda'nın gönlünü kazandı şimdi de Turan Ailesi'nin içine girdi. Evlilik yakında...








FENER' Lİ ÖMER züğürttesellisimi