- 02:53 Tuncay Şanlı'nın golü hayat verdi! / VİDEO
- 01:57 Trabzonspor'da yarı final hesapları
- 01:50 Aslan tur peşinde!
- 01:00 Man City, Bolton'u yıktı! / VİDEO
- 00:32 Ribery'den Henry'e: Geliyorum
- 00:30 Lincoln yeni formasını giydi
- 00:27 Lugano'nun oğlundan FB Marşı / VİDEO
- 00:25 Kara listeye bir hakem daha!..
- 00:25 'G.Saray sanki Premier Lig takımı'
- 00:25 Arda'nın yerine Dos Santos
- 00:22 Cimbom şansını zora soktu
- 00:22 45 yaşında 17. kez gol kralı oldu
- 00:22 Elano kadroda, Santos yok!
- 00:18 Daum'dan şampiyonluk reçetesi
- 00:18 Aziz Yıldırım, Arda'dan vazgeçemiyor
- 00:16 Kaza yapan Deniz Barış'a şok suçlama
- 00:15 Daum farklı bir 11 denedi
- 00:13 Konyaspor, Bülent Uygun ile anlaşamadı
- 00:12 Barcelona'ya Fabregas uyarısı
- 00:12 En çok konuşulan takım G.Saray

Uğur Meleke-Milliyet
Derbinin hissettirdikleri
G.Saray-F.Bahçe derbisinde yaşanan olaylar herkesi üzdü gerçekten... Bu “herkes” sözcüğünü lafın gelişi kullanmıyorum, Türk futbolunu bu hale getirenlerin bile eserleri karşısında şaşkınlığa uğradığını ve hatta irkildiğini gözlemledik bu 4 günde... Çünkü şair/yazar Maya Angelou’nun güzel tespitiyle; “Aslında herkes, sokakların güvenli olmasını istiyor. Oraları güvensiz hale getirenler bile”...
Türk futbolunda sokakların yeniden güvenli hale gelebilmesi içinse, neden güvensizleştiğini iyi analiz etmeye ve hızlı teşhise ihtiyacımız var şimdi... “Her şeyin sorumlusu medyadır” ya da “Bütün bu kaos ortamının müsebbibi, bilinçsiz kulüp yöneticileridir” gibi klişelerden doğru olsalar bile uzak durup, “kısa vadede değiştirebileceğimiz şeyleri değiştirmeye” konsantre olmak zorundayız. Çünkü medyayı veya yöneticileri değiştirmek orta/uzun vadeli yükümlülükler; oysa bugün çok daha ivedi bir çözüme ihtiyacımız var.
İvedilikle değişebilecek olanlarsa olayların esas aktörleri... Sahanın içindekiler, yani sporcular ve antrenörler... Onların “suçlu” tanımı içinde değerlendirilmelerinden çok “kurban” tanımı içine sokulmalarının doğru olacağının farkındayım; ama esas aktörler bu derbiden ders çıkarıp bundan sonra daha akıllı davranırlarsa, küçük bir yardımcı rol sahibi oldukları halde başrol efekti yapanların seslerini büyük ölçüde kısabilirler.
Ne yapmalı?
İlk olarak, futbolcular samimi olmalı... Birbirlerini gerçekten seviyorlarsa sevmeli, sevmiyorlarsa sever gibi yapmamalı... Bu abi-kardeş jargonuna kendilerini haddinden fazla kaptırıp, esas ihtiyacımızın yaş/forma/pasaport ayırt etmeksizin mesleğe/meslektaşa saygı olduğunu unutmamalı... Sahada 20 yaşındakinin 30’luğa gösterdiği saygı, 30 yaşındakinin 20’liğe gösterdiği saygıdan fazla olmamalı. Ama eksik de olmamalı... Saygı hüviyetten değil, insaniyetten/meslektaşlıktan/sportmenlikten doğmalı.
Kavga edilmişse edilmiş, tamam, ama kavga ayrılacaksa samimi olarak ayrılmalı, herkes rakip takım oyuncusunun arkasından yakalayıp “ayırıyormuş gibi” yapmak yerine, kendi takım arkadaşını kavganın dışına çekmeli... Ayrıca sırf pasaportu sizinkinden farklı diye yabancı oyuncuyu kamuoyuna jurnalleyerek işin içinden sıyrılmaya çalışmamalı. Başkalarının kusurlarını güneş gibi açığa çıkarıp, kendi kusurlarımızı toprak gibi örtmemeli...
Ve ikinci olarak da, teknik direktörler samimi olmalı... Selçuk’u (sadece kendi takımının âli menfaatleri için) kırmızı kart görecek diye çıkarabiliyorlarsa, Emre Belözoğlu’yla Sabri’yi de sahadaki oyunun sağlıklı sürmesi/22 futbolcunun huzurla oynamaya devam etmesi için dışarı alabilmeli.
Teknik direktörler (yaşları, olgunlukları gereği) soğukkanlı ve sakin olmalı... Bu kadar büyük kavgaların ardından mantıklı bir şey söylemeleri imkânsız olan sporcularının çıkıp Kurtlar Vadisi’nden duydukları lafları etmelerini engelleyebilmeli... Soyunma odasında televizyon varsa, kavganın ateşi sönmeden konuşulan hiçbir şeyden hayır gelmeyeceğinin farkına varıp kapatabilmeli... Soyunma odasında televizyon yoksa, hiçbir zaman iyi bir haber vermek için aramayan dostların(!) böyle zamanlarda ortaya çıkıp sporculara tahrik edici haberler vereceklerini öngörebilmeli.
Böyle zamanlarda kulüp yöneticilerinin ekseriyeti, sporcuların/antrenörlerin dostluğu, geleceği ya da ruh sağlığından çok kendi koltuklarını düşündükleri için hedefleri hakem veya federasyon olabilir. Yine böyle zamanlarda birtakım televizyon yorumcuları siz kavga ettiğiniz için üzülmek/bundan sonrası ile ilgili çare aramak yerine bir sonraki gün kendinden daha fazla söz ettirmek, bir sonraki sezon daha fazla para kazanmak hedefinde olabilir.
Oysa sokaklarda çocuklar kulüp yöneticilerine değil, sporculara/antrenörlere öykünür. Hiç kimse kolay kolay televizyon yorumcularına hayran olmaz, futbolcunun/teknik direktörün imzası için onların peşinden koşar. Tamam sadece spor yapıyorsunuz, atomu parçalamıyorsunuz, kimseye örnek olmak gibi zorunluluğunuz yok; ama sizi seven bunca insana karşı samimi olmalısınız. İnsanlar söylediklerinizi veya yaptıklarınızı unutabilir, ama onlara neler hissettirdiğinizi asla unutmazlar.
Bu derbiden sonra onlara kandırılmışlığı, aldatılmışlığı hissettirdiniz, bilesiniz.
İspanyol televizyonu
Derbi maçta olanlardan utandık, yaptığımız hiçbir şeyle övünmüyoruz evet ama, İspanyol televizyonunun hadiseleri izleyip yayını kesmiş olmasını da garipsedik. Dünyada sporcuların birbiriyle yumruklaştığı ilk maç bu değil, maalesef son maç da bu olmayacak. Daha geçtiğimiz sezon Zaragoza-Sevilla maçında Fabiano ile Diogo güreşi yaşanmadı mı? 2006’da ırkçı tezahüratlar nedeniyle Barcelonalı Eto’o sahayı terk etmek istemedi mi?
Avrupa da bizimle alay etti filan diye düşünüp kendimizi aşağılamadan önce şöyle bir ihtimali de göz önüne almalı: Belki de Canal Plus’un yayını kesmesinin nedeni başka bir şeydi, başlangıç saati gelen başka bir maç veya bir haber bülteni...
Bu tarz çok sayıda kavga hatırlıyorum, İngiltere’de İtalya’da en az bunun kadar kötülerini birkaç kez izledik, ama herhangi bir televizyonda yorumcuların olayları eleştirip yayını kestiğini duymamıştım doğrusu...
-
1
-
2vallahi helal olsun kardesim sana.sen harbi yorumcusun.edepli seviyeli ve bilerek konusan insansin.keske herkes sizin gibi yaklassa olaylara.tebrıkler
-
3




-

Tuncay Şanlı'nın golü hayat verdi! / VİDEOWigan deplasmanına konuk olan Stoke City 1 puanı milli futbolcumuz Tuncay'ın golüyle kurtardı.

Trabzonspor'da yarı final hesaplarıRize'de karşılaşacak olan Trabzonspor, 1-1'in rövanşında turu geçecek skoru bularak yarı finale yükselmeyi hedefliyor.

Aslan tur peşinde!Ligdeki son maçında Kayseri'den bir puanla dönen Galatasaray, kupa mücadelesinde Antalyaspor'u konuk ediyor.

Man City, Bolton'u yıktı! / VİDEOArsenal'in peşpeşe puan kayıplarının ardından üçüncülük iştahı kabaran Manchester City konuk ettiği Bolton karşısında galibiyete uzanarak...

Ribery'den Henry'e: GeliyorumBayern Münihli Franck Ribery; Barcelonalı vatandaşı Thierry Henry'nin yanına gidebileceği sinyallerini verdi.

Lincoln yeni formasını giydiGalatasaray'a gelişi de Sarı-kırmızılı ekipten gidişi de olaylı olan Brezilyalı Cassio Lincoln, yeni kulübü Palmeiras'la sözleşme imzaladı.

Lugano'nun oğlundan FB Marşı / VİDEOFenerbahçe'nin Uruguay'lı yıldızı Lugano'nun oğlu Thiago şimdiden Fenerbahçeli olmuş.

Kara listeye bir hakem daha!..Sarı-Lacivertliler, kararları büyük tartışma yaratan genç hakeme ateş püskürüyor. Taraftarlar Facebook ta bir grup bile kurdu!

'G.Saray sanki Premier Lig takımı'A.Madrid'in deneyimli yıldızı, Galatasaray'ı yakından tanıdığını belirtti.

Arda'nın yerine Dos SantosGalatasaray'da Jo'nun sakatlanmasından sonra santrforda Arda'yı oynatan Teknik Direktör Frank Rijkaard'ın karar değiştirdiği belirtildi.

Cimbom şansını zora soktu3. maçında Galatasaray Cafe Crown, İspanya'nın Power Electronics Valencia takımına 82-78 mağlup oldu.

45 yaşında 17. kez gol kralı olduAydın 1. Amatör Küme'de 16 kez gol kralı olan 45 yaşındaki Recep Dalman, bu yıl transfer olduğu Tuğlaspor'da da 22 gol atarak 17. gol krallığına ulaşmayı başardı.

Elano kadroda, Santos yok!Fenerbahçeli Santos ve Alex şok! Brezilya Milli Takım Teknik Direktörü Dunga, İrlanda ile yapılacak hazırlık maçı öncesinde aday kadroyu açıkladı.

Daum'dan şampiyonluk reçetesiFenerbahçe Teknik Direktörü Christoph Daum, şampiyonluk yarışında, haftalar ilerledikçe stresin artacağını, sinirlerine hakim olan takımın bir adım öne geçeceğini söyledi..

Aziz Yıldırım, Arda'dan vazgeçemiyorFenerbahçe’nin Galatasaraylı Arda Turan’ı transfer etmek için inanılmaz bir plan üzerinde çalıştığı ortaya çıktı.

Kaza yapan Deniz Barış'a şok suçlamaTümspor'un edindiği bilgilere göre Fenerbahçeli futbolcu Deniz Barış, dün gece 2005 Volvo marka cipiyle TEM'de kaza yaptı.

Daum farklı bir 11 denediFenerbahçe, Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final rövanşında 11 Şubat Perşembe günü deplasmanda Bursaspor ile yapacağı maçın hazırlıklarına başladı.

Konyaspor, Bülent Uygun ile anlaşamadıBank Asya 1. Lig takımlarından Konyaspor'un kulüp başkan yardımcısı ve basın sözcüsü Cengiz Yönet, teknik direktör Bülent Uygun ile yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını bildirdi.

Barcelona'ya Fabregas uyarısıLondra ekibi, Barcelona'nın Cesc Fabregas'a olan yoğun ilgisinden rahatsız.

En çok konuşulan takım G.SarayMTM'nin 2010'un ilk ayında, gazete, dergi, TV kanalı ve haber sitelerinde yayımlanan her haberi tek tek raporlayarak oluşturduğu medya gündemi...








tuna tuna